@article{article_1136705, title={Mu‘tezile ve Filozofların Allah’ın Sıfatları Hakkındaki Görüşlerinin Mukayesesi}, journal={Turkish Research Journal of Academic Social Science}, volume={5}, pages={1–16}, year={2022}, url={https://izlik.org/JA44TH74EZ}, author={Bulut, Erkan}, keywords={Theology, Tawhid, Islamic Philosophers, Mu, Attributes of Allah}, abstract={Allah’ın sıfatları meselesi, İslam düşüncesinin önemli iki ekolü, kelamcılar ve İslam filozofları arasında yoğun tartışma ve fikir ayrılıklarına sahne olmasının yanında İslâm kelâmı’nda çeşitli mezheplerin ortaya çıkmasının da gerekçesini oluşturmuştur. İslâm filozofları, Allah’ın sıfatları konusunda Ehl-i sünnet kelâmcıları ile farklı düşüncelere sahiptirler. Ancak Mu‘tezilî kelamcılarla önemli ölçüde benzerlik göstermektedirler. İslâm filozofları Yunan felsefesinden aktardıkları birçok meseleyi İslâmî bir tarzda sunmaya çalışırken, Mu‘tezilî kelamcılara nisbetle oldukça rahat davranmışlardır. Mu‘tezile ve İslâm filozofları sıfatlar meselesinde bazı hususlarda ittifak halinde iken bazı konularda ise farklı düşünmektedirler. İslâm filozofları Grek felsefesine ait metafizikle ilgili metinlere vâkıf olmalarının sonucunda Kur’an’a ters düşmeyecek fakat kendi oluşturdukları sistemleriyle de çelişmeyecek tutarlı bir Allah tasavvuru ortaya koymaya çalışmışlardır. Mu‘tezile âlimleri metafizikle ilgili felsefi bilgilere henüz hayatta bile olmayan Fârâbî ve İbn Sînâ’dan daha önce vâkıf olmuşlardır. Ebü’l-Hüzeyl el-Allâf ve aynı jenerasyonun Mu’tezilî âlimleri sıfatlar konusuna filozofların yaklaşımlarında bir metot birlikteliği gördükleri için felsefi bilgileri öğrenmişler ve yöntem olarak ondan faydalanmaya çalışmışlardır. Onların sıfatlar meselesinde tenzih ilkesini esas almaları zât-ı bârinin tenzihi sıfatlarını kabullenmelerine ama sübûtî sıfatları nefyetmelerine sebep olmuştur. Sübûtî ya da zâtî sıfatlar, filozoflar tarafından zait sıfatlar olarak görülmesi nedeniyle reddedildiği gibi Mu‘tezilî âlimleri tarafından da aynı gerekçelerle kabul edilmemiştir. Bu hususta her iki ekol ittifak halindedirler. Filozoflar tenzihçi bir yaklaşımla Allah’ın bütün zâti sıfatlarını ilim sıfatı içerisinde eritirken, Mu‘tezile âlimleri de benzer bir yaklaşımla Allah’ın bütün sıfatlarını ilim ve kudret sıfatına indirgemişlerdir. Bu makalede Meşşâî felsefenin sistematize edilmesinde önemli role sahip olan Fârâbî (ö. 339/950) ve İbn Sînâ’nın (ö. 428/1037) fikirleri ekseninde konu ele alınmıştır. İslâm filozofları ve başta Ebü’l-Hüzeyl el-Allâf ve Ebu Hâşim el-Cübbâî olmak üzere Mu‘tezile âlimlerinin Allah’ın sıfatları konusundaki düşünceleri ele alınarak her iki zümrenin görüşlerinin mukayesesi yapılmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda Mu‘tezile’nin sıfatlar konusundaki fikirlerinin özgün olup olmadığı meselesine Mu‘tezile’nin ve İslâm felsefesinin tarihsel gelişimi de dikkate alınarak cevap aranmaya çalışılmıştır.}, number={1}