@article{article_1136719, title={Osmanlı-Azerbaycan Sosyo-Kültürel İlişkileri Bağlamında Hurûfîlik ve Bektâşîlik}, journal={Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi}, pages={211–234}, year={2021}, author={Dedeyev, Bilal}, keywords={Ottoman, Azerbaijan, Ḥurūfism, Bektashism, Nesimi, Khatai, Nebati, Penahi.}, abstract={14. yüzyılın son çeyreğinde Azerbaycan’da ortaya çıkan Hurufilik, aynı yüzyılın sonları ve 15. yüzyılın başlarında ise Osmanlı Devleti’nde yayılmaya başlamıştır. Bu yayılmada çok sayıda Azerbaycanlı Hurufi mutasavvıf da yer almıştır. Bu dönemde Hurufilerin Azerbaycan, Anadolu ve Türk Kültürü’nün yayıldığı başka bölgelerdeki çalışmaları Türkçenin önemini artırmıştır. Ancak Hurufilik, resmî ideolojisine aykırı olduğu için Osmanlı Devleti tarafından kabul görmemiştir. 16. yüzyıldan sonra ise Osmanlı’da bağımsız hareket olarak kendi fonksiyonunu yitiren Hurufilik esasen Bektaşiliğe karışarak bu tarikat ile bütünleşmiştir. Bektaşilik ise Azerbaycan orijinli bir tarikat olmasa da belli dönemlerde Azerbaycan’da da işlevini yapabilmiştir. Hurufilerden farklı olarak Safevîler (1501-1736) döneminde onların Azerbaycan coğrafyasında tekke ve zaviyelerinin bulunduğu kaynaklarda belirtilmektedir. Bazı fıkhi ve itikadi yakınlığı olan bu iki fırkanın, misyon olarak benzer yönü yoktur. Bektaşilik Hurufilik’ten farklı olarak daha sistemli, Osmanlı Devleti’nin kurulması ve gelişmesi aşamasında büyük role sahip olmuştur. Hurufilik düşüncesinde kâinatın üç döneminden ikincisi sayılan İmamet meselesi Ehl-i Beyt sevgisi üzerinde kurulmuş birçok orta çağ Azerbaycan tasavvufi kurumlarında olduğu gibi, Anadolu ve Balkanlarda yayılmış Bektaşiliğin de esas dayanak noktası sayılmıştır. Özellikle bu faktör Hurufiliğin zamanla Bektaşilik ile bütünleşmesinde esas rol oynamıştır. Zaten bugünkü Türkiye’deki Alevî-Bektaşilerin söz üstatları olarak kabul ettikleri yedi ulu şairin ilk dördü de (Nesimi (ö. 1417), Hatâî (ö. 1524, Fuzûlî (ö. 1566) ve aslen Hoy’lu olan Pîr Sultan Abdal (ö. 1560’tan sonra) Azerbaycanlıdır. Anadolu ve Balkanlardaki Bektaşiler Fazlullah Naimi (ö.1394) ve onun halifelerinin eserlerini 17. yüzyıldan itibaren Bektaşiliğin yayılması için istifade etmişlerdir. Sultan Abdülaziz (1861-1876) döneminde Bektaşilere karşı yaklaşımın düzelmesi, bu çevrede Hurufi eserlerinin de büyük ölçüde yayımlanmasına yol açmıştır.}, number={100}, publisher={Ankara Hacı Bayram Veli University}