@article{article_1603931, title={Türkiye’deki Ünlülerin Ölüm Ritüelleri: Habitus ve Kültürel Sermaye Perspektifinden Bir Analiz}, journal={Istanbul Gelisim University Journal of Social Sciences}, volume={13}, pages={321–340}, year={2026}, DOI={10.17336/igusbd.1603931}, url={https://izlik.org/JA56CN95TM}, author={Özgen, Mutlu}, keywords={Death, Habitus, Cultural Capital, Space, Celebrities}, abstract={<p>Bu çalışma, Pierre Bourdieu’nun habitus ve kültürel sermaye kavramları çerçevesinde Türkiye’deki ünlülerin ölüm ritüellerini ve bu ritüellerin toplum üzerindeki yansımalarını incelemektedir. Ölüm olgusu, bireyin yaşam tarzı, sosyal statüsü ve sahip olduğu kültürel birikimlerle şekillenen toplumsal bir gerçeklik olarak ele alınmaktadır. Çalışmada, sanatçılar, ünlüler ve sosyete olarak tanımlanan cemiyet hayatının önde gelen figürlerinin cenaze törenlerinin, yaşamları boyunca üstlendikleri toplumsal rollerin ve kültürel sermayelerinin bir yansıması olduğu vurgulanmaktadır. Bu bağlamda, cenaze törenleri bireysel bir kaybın ötesinde, toplum nezdinde sembolik bir ritüel olarak öne çıkmaktadır. Habitus, bireylerin sosyal konumları ve yaşam pratikleriyle şekillenirken, cenaze törenleri bu habitusun somut bir yansıması olarak değerlendirilmektedir. Ünlülerin yaşamları boyunca edindikleri toplumsal ve kültürel sermaye, ölüm sonrası ritüellerde belirgin bir şekilde tezahür etmektedir. Özellikle sanatçıların, Teşvikiye Camii gibi sembolik mekanlarda son yolculuklarına uğurlanmaları ve mezar taşlarının kişisel yaşam tarzlarını ve sanatsal kimliklerini yansıtması bu durumu somutlaştırmaktadır. Medyanın bu ritüelleri topluma aktarmadaki rolü, çalışmanın önemli bir odak noktasıdır. Cenaze törenleri, toplumsal hafızanın inşasında kritik bir araç olarak değerlendirilirken, medya bu süreçleri dramatize ederek kolektif bir ritüel haline dönüştürmektedir. Bu bağlamda cenaze törenleri, bireysel bir kayıp olmanın ötesinde, toplumsal değerlerin yeniden üretildiği ve görünür kılındığı sosyal olaylar olarak ele alınmaktadır. Sonuç olarak, bireyin yaşamındaki sosyal ve kültürel dinamiklerin ölüm sonrası ritüellere yansıması; mezar taşı tasarımlarından cenaze mekanlarının seçimine kadar geniş bir perspektifte incelenmektedir. Çalışma, ölüm ritüellerinin toplumsal yapı ve kültürel sermaye bağlamında nasıl yeniden üretildiğini Bourdieu’nun alan, habitus ve kültürel sermaye kavramları çerçevesinde analiz ederek, bu alana önemli bir katkı sunmaktadır. </p>}, number={1}