@article{article_1673985, title={Rumeli ve Balkan Türkülerinin Ezgilerinde Mekân}, journal={UFÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Dergisi}, pages={44–54}, year={2025}, DOI={10.29329/ufusobed.2025.1115.4}, url={https://izlik.org/JA62RM56SF}, author={Altınkaynak, Erdoğan}, keywords={: place, folk songs, Rumelia and Balkan, structure of folk songs, functions of place}, abstract={Mekân kelimesi “barınılacak yer”, “hane”, “coğrafi parça” gibi anlamlar içerir. Mecazi olarak da “işletme”, “sahip olunan yer” anlamında da kullanılır. Edebiyatta özellikle kurgusal eserlerde “olayın geçtiği yer” şeklinde tanımlanır. Kökenleri Orta Asya’dan beslenerek gelen kadim Anadolu kültürünün temel ögelerinden biri olan türkülerde de mekân kavramı belirli duyguların oluşturulması, dinleyicinin hayal gücünü ortaya çıkarması ve düşüncenin işlenmesi amacıyla yoğun bir şekilde işlenmiştir.Türküler üzerinde çeşitli özelliklerin incelenmesi ve bilimsel olarak ortaya konulması amacıyla farklı alanlardan çok sayıda araştırmacı çalışma yapmıştır. Bunlar “araştırma”, “derleme”, “inceleme”, “tasnif”, “yayın”, “icra” çalışmaları şeklinde ayrı ayrı veya bir bütün olarak çalışma konusu olabilir. Bu çalışmalarda türküler; “konuları”, “ezgi yapıları”, “tür ve şekil yapıları”, “yöresel özellikleri” ve “yayılma sahaları” gibi çeşitli açılardan değerlendirilmiştir. Geleneksel açıdan bu tasnif şekli doğrudur. Şu ana kadar yapılan türkü tasnifleri neredeyse birbirinin aynısı olarak ortaya konulmuştur. Ancak türkülerin sadece ezgi, şekil ve konu başlıklarından ibaret olmadığı tarzındaki bir bakış açısı ve düşünce şu ana kadar tasnif çalışmalarında pek önemsenmemiştir.Edebi ürünlerde olaya ait anlatımlarda her zaman olayın kurgulandığı ya da duyusal / duygusal ilişki kurulduğu bir mekân da vardır. Edebi eserin başlangıcı konusunda da türe, eserin içeriğine, amaçlanan duygu ve düşünceye ve kullanılacak tekniğe uygun biçimlerde oluşturulur. Bu makalede, Trakya ve Rumeli türkülerinde ilk mısraın veya birbiriyle bağlantılı olarak ilk iki mısraın konunun somutlaşmasını sağlamak ve gerçeklik duygusunu ortaya çıkarmak amacıyla bir mekâna atıfla başladığı belirlenmiştir. Bu mekanlar (1) “türkünün geçtiği mekânı ve türkünün nereye ait olduğunu belirtmek”, (2) “olayın geçtiği yeri bildirmek”, (3) “türkünün maksadını ve mesajını ifşa etmek”, (4) “olayın trajik veya dramatik bir durumu arz ettiğini işaretlemek”, (5) “konunun içeriğine uygun bir sembol olarak kullanmak” ve (6) “türkünün kahramanının son durumunu belirtmek” gibi başlıklar altında toplamak mümkündür. Mekânların türleri ile ilgili olarak, (1) “şehir veya yerleşim adları”, (2) “ırmak, dağ gibi coğrafi unsurlar”, (3) “liman, pazarlar, çarşı gibi ticari mekânlar”, (4) “pencere, oda, çeşme gibi dar mekânlar”, (5) “yol, avlu, evlerinin önü” gibi belirsiz mekânlar ile (6) “kahve fincanı, kese, mendil, giysi gibi eşya ve aletlerden oluşan gizli mekânlar” şeklinde bir sınıflandırma yapılabilir.İncelenen türkülerin sözel yapısı da değerlendirilmiş ve türkülerin belirli bir sıra içinde oluşturulduğu belirlenmiştir. Rumeli ve Balkan Türkülerinin sözleri, sıralama, mekanların türkülerde kullanıldığı yerler, kullanılma işlevleri ve tasnifleri bu makalede araştırmanın ana ekseninin oluşturmaktadır.}, number={1}