@article{article_1743376, title={AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’NDE BAŞKANLIK SEÇİMLERİNİN İŞLEYİŞİ, SİYASAL VE KURUMSAL ETKİLERİ, ELEŞTİRİLEN YÖNLERİ VE "SADAKATSİZ DELEGE" VAKIALARI}, journal={Ankara Barosu Dergisi}, volume={83}, pages={303–380}, year={2025}, DOI={10.30915/abd.1743376}, author={Aydoğdu, Yasin}, keywords={USA, Presidential Election, Electoral College, Faithless Elector, Federal Supreme Court of US}, abstract={İngiltere’ye karşı bağımsızlığını kazanan kolonilerin güçlerini birleştirerek birlikte yaşam formasyonu oluşturmaya çalıştıkları yeni bir devletin kurucu belgesi olarak 1787 ABD Anayasası, dünyanın ilk yazılı anayasası olarak kabul edilmesinin yanı sıra kurumsal ve yönetsel anlamda getirdiği yenilikler başta olmak üzere birçok yönden kendine özgü özellikler barındırmaktadır. Federal bir devlet olan ABD’de yürütme organı olarak başkanın seçilme usulü bu özgün yönlerden biridir. Henüz anayasa hazırlanırken uzun tartışmalar sonucu kabul edilen başkanlık seçim sistemi diğer ülkelerdeki devlet başkanlığı seçimlerine göre daha karmaşık usuller içermektedir. Süreç olarak oldukça uzun sayılabilecek bir süreyi kapsamaktadır. Bu durumun sebebi yeni başkan ve yardımcısını belirleme sürecinin farklı tarihlerde yapılacak birden fazla oylama ve sayım işlemine dayanmasıdır. Dört yıllığına seçilen başkanların görev sürelerinin bitimine üç ay kala yapılan seçimlerde ABD’liler başkan ve yardımcısını seçecek olan delegeleri belirlemek için oy kullanmaktadır. Bu seçimden yaklaşık 45 gün sonra federal düzeyde elli eyalet ve Başkent Washington D.C. bölgesinden seçilen toplam 538 delege kendi seçim çevrelerinde bir araya gelerek başkan ve yardımcısı için ayrı bir seçim yapmaktadır. Aralık ayında yapılan bu seçimlerde kullanılan oylar Kongre’ye gönderilmektedir. Kongre’de toplanarak yapılacak sayım ve değerlendirme işlemleri sonucunda takip eden ocak ayının başında yeni başkan ve yardımcısı resmi olarak belirlenmiş olmaktadır. Bu uygulama ABD’de uzun zamandır eleştirilmekte ve seçim sisteminin değiştirilmesi için öneriler sunulmaktadır. Fakat Federal Anayasa’nın değiştirilmesi sürecinin zorluğundan dolayı bu mesele sürekli ertelenmektedir. Çalışmada ABD’deki başkanlık seçimlerinde uygulanan iki dereceli seçim sisteminin işleyişi tüm yönleriyle açıklanmakta ve bu süreçte ortaya çıkma ihtimali olan “sadakatsiz seçmen” vakıaları farklı yönlerden incelenmektedir. Konunun tüm yönleriyle anlaşılabilmesi için çalışmada ABD’nin anayasal yapısı ve başkanın sistem içerisindeki konumu ile başlayarak seçim sürecine dair detaylı bilgiler verildikten sonra eyaletlerdeki seçmenler ile seçiciler kurulu delegeleri arasındaki vekalet ilişkisi, sadakatsiz seçmen vakıaları ve Federal Yüksek Mahkeme’nin bununla ilgili kararları üzerinde durulmuştur. Son olarak başkanlık seçim sisteminin değiştirilmesine yönelik tartışmalar ve anayasa değişikliği önerileri üzerinden değerlendirmeler yapılmıştır.}, number={4}, publisher={Ankara Barosu}