@article{article_1776078, title={Söylemez Barajı Havzasında Meteorolojik ve Hidrolojik Kuraklığın Çok Ölçekli SPI ve SSFI Analizleri ve İndisler Arasındaki İlişki}, journal={Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi}, volume={9}, pages={491–522}, year={2026}, DOI={10.47495/okufbed.1776078}, url={https://izlik.org/JA83XL29RK}, author={Çakur, Bünyamin and Taşkolu, İlteriş and Acar, Reşat and Çırağ, Burak}, keywords={Hydrological drought, Mann-Kendall, Meteorological drought, Söylemez Dam, SPI, SSFI}, abstract={Dünyayı ciddi anlamda tehdit eden iklim değişikliğinin etkileri, özellikle kuraklık olaylarında belirgin şekilde ortaya çıkmaktadır. Kuraklık, genellikle yağıştaki azalma sonucunda ortaya çıkmakta ve su kaynaklarının azalmasıyla birlikte insanlar çoğunlukla su stresinin hissedilmesiyle bu durumun farkına varmaktadır. Kuraklığı basit bir yağış eksikliği olarak tanımlamak doğru olmamakla birlikte uzun yıllar ortalamasının altına düşen nemlilikle birlikte bölgede yağış, sıcaklık ve buharlaşmanın dengeli bir şekilde devam etmemesi yağış azlığı, sıcaklık anomalileri, iklim, toprak koşulları arazi örtüsü gibi parametrelerde kuraklıkta etkili olur. Kuraklığın belirlenmesi, etkilerinin ortaya konması ve gerekli tedbirlerin alınması havzanın detaylı olarak incelenmesiyle mümkün olmaktadır. Kuraklığın matematiksel modeli ve anlamını ortaya konması için çok sayıda indis geliştirilmiştir. Standartlaştırılmış yağış indisi (SPI) ve Standartlaştırılmış akış indisi (SSFI) kuraklığı hem şiddet hem de süre bakımından değerlendiren önemli indislerdendir. Bu çalışmada Aras Havzası’nın memba kısmında Aras havzasının alt havzası olan Söylemez barajı havzasında 1992-2023 dönemi için havzaya düşen yağış ve havza çıkış akımları (1992-2023) SPI ve SSFI 1,3,6,9,12 ve 24 aylık farklı zaman dilimlerinde kuraklık analizleri yapılarak her iki indis arasındaki ilişki araştırılmıştır. Mann-Kendall yöntemi ile yapılan trend analizleri sonucunda yağış ve akım verilerinde istatistiksel olarak anlamlı azalan eğilimler belirlenmiştir. SPI serilerinde 2012-2016 dönemi en uzun ve en şiddetli meteorolojik kuraklık dönemi olarak öne çıkarken, SSFI serilerinde 2013-2015 yılları hidrolojik kuraklığın en yoğun görüldüğü dönem olmuştur. Her iki indeksin uzun dönemli (12 ve 24 aylık) zaman ölçeklerinde güçlü ilişki düzeyleri göstermesi, yağış azlıklarının akımlar üzerinde doğrudan ve belirgin etkiler yarattığını ortaya koymuştur. Bu bulgular, havzanın gelecekteki su yönetimi stratejilerinde kuraklık risklerinin dikkate alınması gerektiğini ve uzun vadeli dirençlilik planlarının önemini vurgulamaktadır.}, number={1}