@article{article_1786081, title={“Ulusal Güvenlik Riski” Olarak Sokak Köpekleri: Muhafazakâr Haber Medyasının Hayvan Hakları Düzenlemesine İlişkin Tartışmalarının Kültürel Teori Zemininde İncelenmesi}, journal={Ankara Üniversitesi İlef Dergisi}, volume={13}, pages={150–188}, year={2026}, DOI={10.24955/ilef.1786081}, url={https://izlik.org/JA47MX89MF}, author={Yağan, Uğur}, keywords={Conservatism, Risk, Cultural Theory, Animal Protection Law, Stray Dogs}, abstract={<p>Bu çalışmanın amacı, Riskin Kültürel Teorisi’nin öncüllerinden yola çıkarak 2024 yılında Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan değişiklik bağlamında Türkiye’de muhafazakâr haber medyasında sunulan toplumsal risklerin gerekçelendirildiği kültürel alanı ortaya çıkarmak ve sunulan müstesna risk kavrayışının muhtemel politik sonuçlarına dikkat çekmektir. Kamusal müdahale gerektiren riskler göreli olarak başka risklerin daha az önemsenmesini dolayısıyla iktidar açısından olası riskler arasında bir hiyerarşi kurarak toplumun sınırlarının belirlenmesini, bazı durumlarda bu sınırların esnetilmesini mümkün kılar. Risk sınıflandırma tercihleri gerçek kaygılara dayanabileceği gibi makbul yurttaşların kaygıları etrafında siyasal rant yaratmanın aracına dönüşebilir. Bu çalışma, hayvan hakları etrafında tanımlanan risklerin yarattığı toplumsal sınıflandırma biçimine, bu sınıflandırma biçiminin dayandığı kültürel arka plana ve özgün sınıflandırma biçiminin demokratik siyaset açısından ortaya çıkardığı problemlere odaklanıyor. Araştırmanın amaçları doğrultusunda 2024 yılında, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun, sokakta yaşayan hayvanlar aleyhine tadil edilmesine uzanan süreçte kanun değişikliğinin en fazla tartışıldığı Yeni Şafak, Sabah ve Türkiye gazetelerinde yer alan, sokak hayvanlarını risk unsuru olarak sunan ve yasal değişikliği savunan haber ve yorumlar tematik analize tabi tutulmuştur. Çalışmanın sonunda ortaya çıkan tablo, sokak hayvanlarına dönük risk algısının muhafazakâr Türk kültürü ve Batı kültürü arasında bir gerilime indirgenerek “saldırgan sokak köpekleri” argümanının sokak hayvanlarının yanı sıra toplumun seküler kesimlerini hedefe alan bir metafor işlevi üstlenmesidir. Sokak hayvanlarının yaşam hakkını savunan grupların itirazları “devlet-millet bütünlüğü” bağlamında topluma ve kültüre yabancılıkla damgalanırken, toplumsal risklerin kamusal olarak tartışılması engellenerek gündelik problemleri bile çözümsüz bırakan düşünsel bir kısırlık egemen olur.  </p>}, number={1}