@article{article_1864215, title={Süneyd b. Dâvûd el-Misîsî (öl. 226/841) ve Tefsir İlmine Katkısı}, journal={Marife Dini Araştırmalar Dergisi}, volume={26}, pages={33–56}, year={2026}, DOI={10.33420/marife.1864215}, url={https://izlik.org/JA99ME53CZ}, author={Narol, Süleyman and Orhan, Abdurrakib}, keywords={Tafsīr, Atbāʾ al-tābiʿīn, Suneid b. Dāwūd, Riwāya, Contribution.}, abstract={Etbâu’t tâbiîn neslinin önemli simalarından biri olan Süneyd b. Dâvûd el-Mısîsî’nin (öl. 226/841) hayatını, ilmî kişiliğini ve tefsir ilmine yaptığı katkıları inceleyen bu çalışma Türkiye’de bu alanda var olan boşluğu doldurmayı hedeflemektedir. Zira her ne kadar etbâu’t tâbiîn dönemi tefsir faaliyetlerini ve günümüze yansımalarını ele alan birtakım akademik çalışmalar mevcutsa da Süneyd b. Dâvûd özelinde ülkemizde bu alanda görebildiğimiz kadarıyla yapılmış müstakil bir araştırma bulunmamaktadır. Çalışma onun rivayet tefsiri geleneği içerisindeki rolünü ortaya koymayı amaçlamakta; böylece hem erken dönem tefsir faaliyetlerinin daha iyi anlaşılmasına hem de Taberî (öl. 310/923) gibi büyük müfessirlerin kaynaklarının tespitine katkı sağlamaktadır. Bu bağlamda çalışma, Arap dünyasındaki Süneyd rivayetleri üzerinde yapılan ve İsrâ suresine kadar olan araştırmanın eksik bıraktığı Süneyd’in tefsir rivayetlerine dair bilgi vermektedir. Ayrıca Taberî Tefsirinin kaynakları üzerinde Horst ve Kaya’nın çalışmalarından faydalanılan bu araştırmanın temel özgünlüğü, yalnızca eksik nakilleri literatüre kazandırması değil, aynı zamanda senet zincirlerini yapısal bağlamda inceleyerek müfessirin takip ettiği silsileyi somut bir biçimde tespit etmesidir. Böylelikle çalışma, tefsir ilminin oluşum sürecine dair önemli bir halka olan Süneyd b. Dâvûd’un, rivayet tefsiri geleneğinin aktarımında üstlendiği rolü gözler önüne sermektedir. Bu yönüyle de makale hem klasik İslâm ilimleri araştırmaları hem de rivayet tefsiri çalışmaları için özgün ve katkı sunan bir nitelik arz etmektedir. Çalışmada Süneyd’in biyografik verileri klasik tabakât ve ricâl kaynaklarından derlenmiş, onun yetiştiği ilmî ortam, ders aldığı hocaları, kendisinden rivayette bulunan talebeleri ile ilgili bilgiler aktarılmıştır. Bu bağlamda, Süneyd’in özellikle hocası Haccâc b. Muhammed (öl. 206/821) yoluyla İbn Cüreyc’in (öl. 150/767) rivayetlerini aktardığı ve Mekke merkezli rivayet tefsiri geleneğini Misîs ve çevresine taşıdığı görülmüştür. Onun bu rivayetleri kendinden sonraki klasik dönem tefsir kaynakları tarafından da önemli ölçüde kullanılmıştır. Özellikle Taberî’nin Câmiʿu’l-beyân’ında Süneyd’in nakillerine sıkça yer verilmiştir. Oransal olarak bakıldığında da yaptığımız tespite göre Taberî tefsirindeki yaklaşık kırk bin rivayetin yüzde 6,5’i ondan nakledilen rivayetlerden oluşmaktadır. Taberî’den sonraki diğer rivayet tefsirleri de sınırlı da olsa Süneyd rivayetlerine yer vermişlerdir. Onun rivayetlerini Sa‘lebî (öl. 427/1035) tefsirinde beş, İbn Ebî Hâtim (öl. 327/938) üç, İbn Kesîr (öl. 774/1373) çoğunluğu Taberî’den olmak üzere otuz dokuz, Suyûtî (öl. 911/1505) ise on dört yerde nakleder. Bu veriler onun rivayetlerinin klasik tefsir literatürüne önemli bir katkı sunduğunu göstermektedir. Öte yandan Süneyd’in kendisine ait bir tefsirin varlığının sabit olduğu, bu eserin rivayet mahsulü bir çalışma olup o döneme kadar ilim erbabınca tanındığı ve hicri 11. miladi 17. asra kadar ulaştığı yine kaynaklardan anlaşılmıştır. Nitekim İbn Teymiyye (öl. 728/1328), Zehebî (öl. 748/1348), İbn Kayyım (öl. 751/1350), İbn Kesîr, Zerkeşi (öl. 794/1392) ve İbn Hacer (öl. 852/1449) gibi âlimler onun sahabe ve tabiînden gelen görüşleri toplayan kendisine ait ilim ehli tarafından bilinen meşhur bir eserinin olduğundan bahsetmişlerdir. Süneyd’in Hz. Peygamber’e ulaşan az sayıda rivayeti mevcut olup onun naklettiği rivayetlerin bir kısmı sahabeden, çoğunluğu ise tabiûn ve etbâu’t-tâbiîndendir. O, Hz. Ebubekir (öl. 13/634), Hz. Ömer (öl. 23/644) ve Hz. Ali (öl. 40/661) gibi sahabenin önde gelenlerinden bazı rivayetler nakletmekle beraber sahabeden en çok nakilde bulunduğu kişi İbn Abbâs’tır (öl. 68/687-88). Onun tâbiun dönemi müfessirleri içerisinde ise en çok Mücâhid’den (öl. 103/721) rivayette bulunduğu görülmektedir. Süneyd’in tefsire dair aktardığı müktesebat, içerik itibarıyla kıraat farklılıkları, garîbü’l-Kur’an, sebeb-i nüzûl, müphemât, nâsih-mensûh tartışmaları gibi pek çok farklı konuyla ilgili veriler ortaya koymuştur. Çalışma, ayrıca Süneyd’in ravi kimliğine dair farklı değerlendirmeleri içermektedir. Bazı muhaddisler onun rivayetlerini güvenilir kabul etmiş, “sika” olarak nitelendirmiş; bazıları ise rivayetlerindeki ihtilaflar nedeniyle eleştiriler yöneltmiştir. Bununla birlikte, genel kanaat onun güvenilir ve emin bir râvî olduğu yönündedir.}, number={1}