@article{article_495908, title={Bir üniversite hastanesinde yatarak tedavi alan hastalardan istenen psikiyatri konsültasyonlarının değerlendirilmesi}, journal={Kriz Dergisi}, volume={26}, year={2018}, DOI={10.1501/Kriz_0000000346}, url={https://izlik.org/JA34AH72HZ}, author={Kumlu, İsa and Kurt, Selin and Ayidağa, Turan and Duman, Berker and Kumbasar, Hakan}, keywords={Consultation liaison psychiatry, general hospital, psychiatric comorbidty}, abstract={Amaç: Bu çalışmada bir üniversite hastanesinde verilen psikiyatrik konsültasyon hizmetlerinde hastaların yaş ve cinsiyetleri, yatarak tedavi aldıkları klinik, bu kliniklerde yatarak tedavi alma nedenleri, psikiyatri konsültasyonu istenme nedeni, psikiyatrik değerlendirme sonrası tanı ve tedavi dağılımlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi (AÜTF) hastanelerinde yatarak tedavi alan hastalar için 2 Mayıs 2017 - 31 Ekim 2017 tarihlerinde Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi kliniğinden istenen konsültasyonlar retrospektif olarak taranmış, olguların yaş, cinsiyet, yatarak tedavi aldığı klinik ve bu klinikte yatış nedeni, konsültasyon istenme nedeni, psikiyatri konsültasyonu sonucu tanı ve varsa önerilen tedavi bilgileri elde edilmiştir. Veriler SPSS 16 ile istatistik değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Bulgular: 1101 konsültasyonun %51,4’ü (n=566) kadın, %48,6’sı (n=535) erkek hastalar için istenmiştir. Konsültasyonların %28,6’sı cerrahi kliniklerinden, %71,4’ü ise dahili kliniklerden istenmiş, en çok konsültasyon isteyen klinikler Göğüs Hastalıkları (%9,4), Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları (%8,2), Hematoloji (%7,2), Genel Cerrahi (%6,6) ve Kardiyoloji (%6,2) olmuştur. Psikiyatrik konsültasyon istenme nedenleri en sık depresif duygudurum (%23,5), anksiyete (%8,4 ) ve uyku sorunları (%7,8) olarak sıralanmış, olguların %34,7’sinde (n=382) psikiyatri konsültasyonu öncesinde ruhsal bozukluk tanısı olduğu görülmüştür. Olguların %22,5’ine herhangi bir psikiyatrik tanı konmamış, en sık ise depresyon (%28,6), anksiyete bozuklukları (%14,4), deliryum (%9,5) ve uyum bozukluğu (%5,4) tanıları konmuştur. Değerlendirilen olguların %26,1’ine herhangi bir medikasyon önerilmemiş, %38’ine antidepresan, %16’sına ise antipsikotik ilaç önerisinde bulunulmuştur. Psikiyatrik tanı koyma oranı ile medikasyon önerme oranı arasındaki farkın çeşitli nedenlerle tedavi önerilmeyen olgulardan kaynaklandığı düşünülmüştür. En sık önerilen ilaçlar essitalopram (%13,7), sertralin (%13,3), haloperidol (%8,6), lorazepam (%4,9) ve ketiapin (%4,2) olmuştur. Sonuç ve tartışma: En fazla konsültasyon isteyen klinikler göğüs hastalıkları, endokrinoloji ve hematoloji klinikleri olmuş, kronik hastalıklar ve maligniteler bu kliniklerde yatarak tedavi almanın en sık nedenleri olarak karşımıza çıkmıştır. Yüksek psikiyatrik tanı ve tedavi başlama oranları bütüncül yaklaşımın önemini vurgulamış, psikiyatrik komorbiditelerin fark edilmesinin bu duruma uygun yaklaşım açısından değerli katkılar sağlayabileceği düşünülmüştür}, number={1}