@article{article_609156, title={Öncesi ve Sonrasıyla Türkiye’nin 15 Temmuz Vakası}, journal={Liberal Düşünce Dergisi}, pages={49–74}, year={2017}, author={Yayla, Atilla}, keywords={Coup, FETO, Esoterism, Resistance, Democracy Lessons}, abstract={15 Temmuz darbe teşebbüsü Türkiye’nin Cumhuriyet tarihi dönemindeki darbeler zincirinin son halkasıdır. Bu darbenin kimliğini anlamak için onun faili olan FETÖ’nün hem başını çeken kişi -yani Fetullah Gülen- hem de örgüt yapılanması üzerinden incelenmesi gerekir. Gülen örgütü ezoterik ve klasik dinî yapılanmalardan farklı bir örgüttür. Başlıca farklılıklar örgütün epistemolojisinde ve örgüt içi bağlarda görülmektedir. Örgütün ana bilgi kaynağı Mesih olduğuna inanılan F. Gülen’in rüyalarıdır. Gülen’in metafizik güçlerle bağları olduğuna, Peygamber ile görüştüğüne, hatta Allah’tan doğrudan işaretler aldığına inanılır. Örgüt üyelerinin tüm hayatını belirler. Örgüt üyeleri örgüte ailelerine –anne, baba ve kardeşlerine- olandan daha büyük bir bağlılık gösterir. Örgüt şefinin yanılmasının asla söz konusu olmadığını kabul eder ve örgüt aleyhine bilgi ve haberleri duymamak, almamak için çaba sarf eder. Gülen örgütü aynı zamanda kuvvetli uluslararası bağları olan bir örgüttür. Dış desteğe sahip olmadan bu darbe teşebbüsüne girişmesi çok zordu. Bu örgüt hem uluslararası güçlere hizmet etmekte hem de onlardan yararlanmaktadır. 15 Temmuz darbe teşebbüsü adeta mucizevî bir şekilde püskürtüldü. Darbenin püskürtülmesinde siyasî, toplumsal ve bürokratik direniş etkili oldu. Bu Türkiye demokrasisi için bir zaferdi ve tüm topluma demokrasinin usul kurallarının ne kadar önemli olduğunu gösterdi}, number={87}, publisher={Liberte Yayınları}