@article{article_1211272, title={İslâmda Fâiz Zulmünün Haram Kılınması}, journal={Turkish Research Journal of Academic Social Science}, volume={5}, pages={145–155}, year={2023}, url={https://izlik.org/JA44RR68FU}, author={Yüksek, İsmail}, keywords={Interest, riba, cruelty, reason, trade, halal and (haram) ill-gotten gain.}, abstract={Allah, yerdeki, gökteki ve aralarında yarattığı bütün nimetlerini kullarının faydalanmaları için önlerine sunmuştur. Fertler ve toplum bu nimetlerden istifade ederken de kendilerine fayda getirecek ve kendilerinden zararı def’ edecek yasalar koymuştur. Kulları için seçtiği bu yasalara uyanları dâreynde mutlu kılacağını, onları görmemezlikten gelenleri de dünyada geçim sıkıntısıyla, ahirette ise ebedî azapla tehdit etmiştir. Bu makâlemizde, Kurân ve Sünnetin nasslarının ve onları iyi anlayan fukahânın ictihadlarının ışığı altında, ribânın (fâizin) tarifini, çeşitlerini, açıklamalarını, zulüm ve haram kazanç olduğunu ve bu konuda tek semavî din olan İslâm’da bir ihtilâf olmadığını, haram olmasının illetlerini ve hikmetlerini, çeşitli muğalatalar ve fasit görüşlerle ribâyı mübah saymaya çalışanların sözlerinin nasslarla çeliştiğini, Müslümanların öncelikle en büyük günahlardan biri olan fâizi ve müesseselerini terk edip, kendi yardımlaşma, dayanışma, fâizsiz ödünç verme (kard-ı hasen) kurumlarını ve bankalarını kurup aktif hale getirmelerinin vâcip olduğuna temas edilmiştir. Alışveriş akdinin helâl ve sahih olabilmesi için; iki taraftan her birinin hür irâdesine, rızâsına, menfaatine dayalı olması, alım ve satımın; aldatma, yalan, gasb, hırsızlık ve kumar gibi haramlardan ârî olması, satılan şeyin mal sayılabilmesi ve bunun için de malın faydasız, zararlı ve kıymetsiz olmaması v.b. rükünleri ve şartları vardır. Rükünlerden birinin olmadığında batıl olan akdin varlığından söz edilmezken, akdin vasıflarından olan bir şartın ihlâli de akdi fâsit ve haram kılar ancak fâsit şartın izâle edilmesi durumunda akdin sahih olması ve helâla dönüşmesi mümkün olmaktadır. İkili sözleşmelerde sadece tek tarafın lehine şart koşulan, gerek malda gerekse vâ’dede hiçbir karşılığı olmayan “fazlalık” da, yani “fâiz” de Bakara sûresinin 275. Ayetinde haram kılınmış, 279. Âyetinde ise “…ne zulüm yapınız, ne de zulme uğrayınız.” buyrulurken fâizin yasaklanma sebebinin zulüm, yani başkalarının mallarını haksız yolla alma olduğunu söylenmiş, ayrıca fâizden tövbe edip vazgeçenin de, daha önce yapmış olduğu fâizli ve fâsit akdinin sahih akde dönüşeceğine işaret edilmiştir.}, number={2}