@article{article_1418921, title={TÜRK DİLLİLERE TÜRKİYE TÜRKÇESİ ÖĞRETİMİ NASIL OLMALIDIR}, journal={International Journal of Languages’ Education and Teaching}, volume={3}, pages={43–55}, year={2015}, author={Taştekin, Ali}, keywords={Türk dilli, Türkiye Türkçesi, yabancı, öğretim, Türk lehçeleri}, abstract={Ana dili Türkçe olmayanlara Türkçenin öğretimi (ATOTÖ) faaliyetine muhtelif adlar verilmesi, bu etkinliği yapanların faaliyete bakış açılarıyla ilgilidir. Türkçe öğretim merkezleri eğer Üniversitelerimizin Yabancı Diller Yüksek Okulu ve Yabancı Dil Bölümlerinin bir alt birimi ise veya ders öğretmenleri yabancı dil kökenli ise “Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretilmesi” adı benimsenmekte ve bu adlandırmanın evrensel olduğu iddia edilmektedir. Eğitim ve öğretim faaliyetlerinde öğretmen, öğrenci, eğitim ortamı ve eğitim araç ve gereçleri kadar hatta bunlardan daha fazla; faaliyetin psikolojik algısı, kullanılan kelimelerin çağrışım gücü de başarıyı etkileyen faktörlerdendir. Bu nedenle yabancılara Türkiye Türkçesinin öğretimi faaliyetinin adında yer alan “yabancı” sözcüğünün olumsuz etkisinden kurtulmanın yararlı olacağı değerlendirilmektedir. Türk Dillilere Türkiye Türkçesi Öğretimi (TDTTÖ) etkinliğinin verimli olması için bu maksatla yazılan kitapların biçim ve içerik yönünden niteliği üzerinde durulmalıdır. ATOTÖ alnında yazılan ders ve yardımcı kitapların hemen hiçbirinde TDTTÖ konusu dikkate alınmamıştır. Türkçe bilmeyenlere Türkçe öğretmek maksadıyla yazılan kitapların içerik ve yöntem bakımından iyi irdelenmesi ve maksada, hedef kitlenin hazır bulunuşluk düzeylerine göre düzenlenmesi gerekmektedir. TDTTÖ faaliyeti Türkiye’de halen resmî ve özel ilk, orta, lise ve yüksekokullar ile sivil özel kurslarda alaylı diyebileceğimiz usta çırak usulü yetişen öğretmenler marifetiyle yürütülmektedir. Uzun yıllar birbirinden uzak kalmak zorunda kalan Türk soylu halklar, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dağılmasından sonra yeniden kavuşma, görüşme ve ortak hedeflere yönelme imkânı bulmuşlardır. Bağımsızlığını ilan eden Türk cumhuriyetleri ile Dünya’nın muhtelif bölgelerinde özerk, yarı özerke veya azınlık olarak yaşayan Türk soyluların Arap, Kiril, Latin vb. muhtelif kökenli alfabeleri kullanmaları nedeniyle gelişen bu son durum, toplulukların soydaşlarıyla ortak bir iletişim dili ve alfabesine ihtiyaç duymaları sonucunu doğurmuştur. Bu nedenle TDTTÖ faaliyeti günümüzde özel bir önem kazanmıştır. Türk Dillilere Türkiye Türkçesi Öğretimi halen “Yabancılara Türkçe Öğretimi” kapsamında ele alınmakta ve hiç Türkçe bilmeyenlerle Türk dilliler aynı eğitim programına tabi tutulmaktadır. Bu da Türkçenin temel yapısına ana dili seviyesinde vakıf olanlarla Türkçeyle ilk defa karşılaşanların aynı sınıf ortamında aynı eğitime ve sınava tabi tutulmalarına neden olmaktadır. Hazır bulunuşluk düzeyleri çok farklı öğrencilerden oluşan sınıflarda, sınıfın yarıya yakını dersten kopmaktadır. Türk dillilere Türkiye Türkçesi öğretirken kelimelerin öğretilecek lehçedeki eş değerlilik durumu dikkate alınmalıdır. Bir şey, hiç bilmeyen birine farklı veya yanlış bilenden daha kolay öğretilmektedir. Türkiye Türkçesinin öğretiminde de bu durum geçerlidir.}, number={3}, publisher={Bilim Eğitim Kültür Akademi Derneği}