@article{article_1508607, title={Abdullah b. Ebî Bekir b. Muhammed’in Muhaddis Kişiliği ve Megāzî Rivayetleri}, journal={Tetkik}, pages={69–95}, year={2025}, DOI={10.55709/tetkik.1508607}, url={https://izlik.org/JA83CG53FH}, author={Tekçe, Asiye and Akyürek, Yunus}, keywords={Hadis, Megāzî, Muhaddis, Abdullah b. Ebî Bekir, Rivayet}, abstract={Kur’ân-ı Kerîm’de insanlar için üsve-i hasene olarak takdim edilen Hz. Peygamber’in hayatı, erken dönemden itibaren Müslümanların ilgisine mazhar olmuştur. Bazı sahâbîlerin, sağlında iken onun sözlerine, uygulamalarına ve sîretine dair notlar tuttuğu bilinmektedir. Vefatından sonraki dönemde sahâbe ve tabiîn neslinden sünneti şifahî nakledenlerin yanı sıra onu yazılı olarak kayıt altına alanlar da mevcuttur. Böylelikle ilk yazılı metinler ortaya çıkmış, bu rivayetlerin tasnifiyle de İslâmî İlimler teşekkül etmeye başlamıştır. Hicrî ilk asırlarda gerçekleşen ilmî faaliyetlerde öne çıkan isimlerden birisi de Medine’de dünyaya gelen Abdullah b. Ebî Bekir b. Muhammed’dir (öl. 135/753). Çalışma, Abdullah’ın muhaddis kişiliği ve megāzî rivayetleriyle sınırlandırılmıştır. Nitel araştırma yöntemi anlatı araştırması tekniğinin kullanıldığı çalışmada gaye, Abdullah b. Ebî Bekir’in hadis ilmindeki yeri ve megāzî rivayetleri bağlamında siyer ilmiyle ilişkisinin ortaya konulmasıdır. Onun hadis, fıkıh ve megāzî alanında yetişmesinde ailesi ve bir ilim-kültür merkezi olan Medine şehri birinci derecede etkili olmuştur. Babası Ebû Bekir b. Muhammed (öl. 120/738) hadis, fıkıh ve siyer alanında âlim bir kimse olarak temayüz eder. Abdullah b. Ebî Bekir, Urve b. Zübeyr (öl. 94/713) ve İbn Şihâb ez-Zührî (öl. 124/742) gibi hadis otoritelerinden nakillerde bulunmuş, hadis münekkitleri tarafından sika kabul edilmiş bir âlimdir. Abdullah’ın rivayet ettiği hadisler hemen hemen bütün hadis eserlerinde geçmektedir. O, aynı zamanda bir megāzî müellifi olarak da bilinir. Bu bağlamda Kütübü’t-Tisʿa müellifleri onun bazı megāzî rivayetlerine eserlerinde yer vermişlerdir. Hadis usulüne uygun olarak siyer ve megāzîye dair yaptığı çok sayıdaki nakil, siyer ilminin inşasında önemli bir rol oynamıştır. Kendisine ait herhangi bir megāzî eseri günümüze ulaşmamışsa da ağırlıklı olarak Medine dönemine dair topladığı megāzî rivayetleri, talebeleri ve ravileri vasıtasıyla tanınmış Siyer ve İslâm tarihi eserlerinde yer almıştır. Mekke Dönemi’ne dair rivayetlerinin sayısı Hulefâ-yi Râşidîn ve Emevîler dönemine oranla çok daha azdır. Bazı müellifler, Abdullah’ın megāzî rivayetlerini naklederken senette onun değil de talebesi olan İbn İshâk’ın (öl. 230/845) ismini zikretmişlerdir.}, number={7}