@article{article_1518074, title={Seb‘a-Seyyâre: Rahîmî’nin Âşıkane Hasbihâli}, journal={Şarkiyat Mecmuası}, pages={293–356}, year={2025}, DOI={10.26650/jos.1518074}, author={Kolbaş, Ozan}, keywords={Eski Türk Edebiyatı, Rahîmî, yedi gezegen, Bursa, mesnevi}, abstract={Rahîmî, on altıncı yüzyılda, Bursa’da yaşamış bir klasik Türk edebiyatı şairidir. Şairliğinin yanında iyi bir hattat olduğu da bilinmektedir. Biyografisi hakkında ayrıntılı bilgiler veren kaynakların başında Âşık Çelebi’nin Meşâ‘irü’ş-Şu‘arâ adlı tezkiresi gelir. Bugün için bilinen tek eseri, Âşık Çelebi’nin de söz konusu ettiği, hasbihal türündeki Seb‘a-Seyyâre adlı mesnevisidir. Eserin şimdilik tespit edilebilen tek nüshası, Manisa Yazma Eser Kütüphanesi, Manisa Akhisar Zeynelzâde Koleksiyonu, 213/2 numarada kayıtlıdır. Rahîmî, 940 (1533-1534) yılı civarında, Bursa’da güzelliğiyle meşhur Keyvanzâde Mustafa’ya âşık olmuş ve 945 (1538-1539) yılında tamamladığı Seb‘a-Seyyâre adlı mesnevisinde bu aşk macerasını anlatmıştır. Şair, eserinin toplam 1000 beyitten oluştuğunu belirtiyorsa da elimize geçen nüshada 990 beyit kayıtlıdır. Eserde, tevhit, münacat ve naat bölümlerinin ardından Bursa’nın tabiat güzelliklerinden bahsedilir ve bazı mimari yapılarına değinilir. Sonrasında şehrin yedi erkek güzeli, gökyüzüyle bağlantılı olarak tavsif edilir. Rahîmî, rüyasında, göğün yedinci katıyla ilişkilendirdiği yerde Keyvanzâde Mustafa’yı görür ve ona âşık olur. Uyandığında onu bulabilmek için Bursa’nın bahçelerini dolaşır. Sevdiğine kavuşamayınca mecazi aşktan uzaklaşıp ilahi aşka tutulmak gerektiğini idrak eder ve eser sonlanır. Ustaca yapılan söz sanatları anlatıyı edebî bir üsluba büründürerek Seb‘a-Seyyâre’nin başarılı bir mesnevi olarak temayüz etmesini sağlar.}, number={46}, publisher={İstanbul Üniversitesi}