@article{article_157521, title={Çocuk ve Ölüm}, journal={Journal of Turgut Ozal Medical Center}, volume={21}, pages={80–85}, year={2014}, url={https://izlik.org/JA59BR37DT}, author={Kıvılcım, Meltem and Doğan, Derya Gümüş}, keywords={Çocuk; Ölüm; Kayıp; Yas.}, abstract={Dünyada ve Türkiye’de çocuk ölüm oranları son yıllarda hızla azalmakla birlikte halen istenen oranlara düşmemiştir. Bir tek çocuğun ölümü ile çevresindeki en az 10 kişi derinden etkilenmektedir. Bu durum özellikle çocuk ölümleriyle sık karşılaşan hekimlerin çocukların gelişimsel özellikleri ve olgunlaşma seviyelerine göre “ölüm” kavramını algılama yetilerinin yetişkinlerden farklı olduğunu bilmesini ve yakın kaybı yaşayan çocuğa veya aileye uygun yaklaşımı sergileyebilmesini gerektirmektedir. Yas atlatılacak bir duygu değil, uyum sağlanacak ve yeniden şekillendirilecek bir süreçtir. Her çocuğun ölümü anlaması ve yas tepkisi farklı olmaktadır. Çocuklarda yas tepkilerinin görünümünde, süresinde ve yoğunluğunda da belirgin farklar vardır. Çocuğun yası nasıl yaşadığı, ölümü nasıl algıladığına bağlıdır. İlk iki yaşta bebekler ölümün kalıcı olduğunu tüm boyutlarıyla kavrayamaz ve ölümü ayrılıkla özdeşleştirir. Okul öncesi dönemde ölümü geçici bir durum olarak algılarlar. Okul döneminde ölüm kavramı somutlaşırken, ergenlikte soyutlaşmaya başlar. Genel olarak çocuklarda yas tepkileri sözel ifadelerden çok fiziksel ve davranışsal alanlarda kendini gösterir. Hekim için hastasının ölümü yenilme gibidir, tıbbın yetersizliğini aksettirir; hekimde o zamana kadar gelişmiş olan yeterlilik duygusunu zedeleyebilir. Bu nedenle hekim ölmekte olan insandan uzaklaşma isteği hissedebilir. Hekimler yas sürecinde ölüm gerçeğinin kabul edilmesini kolaylaştırmak, ailelerin sosyal ve duygusal bağlarını güçlendirmek ve günlük yaşama uyumlarını desteklemek konusunda her zaman yakınını kaybeden çocuğun ve/veya ailenin yanında olabilmelidir. Anahtar kelimeler: Çocuk; Ölüm; Kayıp; Yas.}, number={1}