@article{article_1591953, title={Hulki Aktunç’un Hikayelerinde Mekânın İnşası}, journal={Bartın Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi}, volume={9}, pages={187–200}, year={2024}, DOI={10.70916/buefd.1591953}, author={Han, Halil}, keywords={Hulki Aktunç, hikaye, mekan.}, abstract={Hulki Aktunç, Türk edebiyatında yazar ve şair kimliğiyle 1960 sonrası dönemde var olan, özellikle 1980 sonrası dönemde adından söz edilmeye başlanan bir sanatçıdır. Roman, hikaye, deneme, sözlük, söyleşi ve araştırma inceleme türlerinde önemli eserler vermiştir. Aktunç’un eserleri, özellikle roman ve hikayeleri, Cumhuriyet tarihinin yakın dönemine ayna tutan bir özelliğe sahiptir. Özellikle hikayelerinde toplumsal olaylar, siyasi baskı, kentleşme sonucu yabancılaşma ve yalnızlaşma sorunları, aidiyetsizlik, nefret söylemleri… gibi bir çok konuyu irdelemiştir. Ele aldığı toplumsal ve bireysel temalara çok yönlü eğilen yazar, bu değerlendirmelerinde mekanı çok katmanlı bir yapıda ele almıştır. Toplumsal meselelerin irdelendiği hikayelerinde 15-16 Haziran işçi olaylarının ve 6-7 Eylül Rum olaylarının sembolleşen mekanları gerçekçi bir kimliğe bürünür. Toplumsal bir mesele olan kentleşme sonucu yabancılaşan ve yalnızlaşan bireylerin sosyal ve psikolojik bunalımları, kent dokusunun en bariz mekanları olan apartmanlar, oteller ve gecekondular gibi mekanlar üzerinden anlamlandırılmıştır. Bu mekanlar, sınıfsal çatışma, ideolojik ve siyasî baskı, yabancılaşma ve yalnızlaşma, psikolojik bunalımlar, zaman-mekan bütünselliği, hatıralar ve yaşantı, çok katmanlı mekanlar, aidiyetsizlik ve kimliksizlik, yaşam-ölüm bütünselliği, şiirsel ve metaforik mekanlar, mekanın atmosferi gibi çok yönlü bir anlamsal ilişki ile oluşturulmuştur. Aktunç’un hikayelerinde mekan, durağan bir yapıda değil yaşan canlı bir varlık olarak tasavvur edilmiştir. Mekan kurgunun değişmez bir parçası olarak kahramanların yaşantılarına ve hikayenin kurgusuna yön veren bir güce sahiptir. Mekan tasvirleri, yazarın hikayede oluşturmak istediği atmosferi en canlı biçimde hissettiren bir unsura dönüşmüştür. Böylece mekan unsuru, Aktunç’un hikayelerinde yapının hayatî bir parçası olur.}, number={2}, publisher={Bartın Üniversitesi}