@article{article_1646628, title={Mensur Bir Rûznâme Örneği: Hazâ Kitâb-ı Sultân Mahmûd}, journal={Turcology Research}, pages={243–255}, year={2025}, DOI={10.62425/turcology.1646628}, author={Daşdemir, Özkan}, keywords={Fal, Rûznâme, Saatnâme, uğurlu-uğursuz gün}, abstract={Türk yazılı kültür ortamına Arap-Fars kültürlerinden geçmiş olan ve Rûznâme, Havass-ı Eyyâm, Ahkâm-ı Eyyâm, Eyyâm-ı Sa’d, Eyyâm-ı Nahîsât, Eyyâm-ı Sa’d u Nahs gibi adlarla kaleme alınan Saatnâme/Rûznâme metinleri her ayın günlerini uğurluk-uğursuzluk yaklaşımıyla ele alan, edebî metin formunda bir fal türüdür. Bu makalede “Hazâ Kitâb-ı Sultân Mahmûd” başlıklı mensur bir Rûznâme örneği yeni Türk harflerine aktarılarak incelenmiştir. Risale niteliğindeki yazma eser California Üniversitesi Los Angeles (UCLA) Kütüphanesi LSC.0896 numaralı Türkçe El Yazmaları Koleksiyonundaki 1687 arşiv numarasında kayıtlıdır. Metinde her ayın uğurlu-uğursuz günleri sıralanarak muhataplarına söz konusu günlerde ne yapıp ne yapmamaları gerektiğine dair çeşitli hükümler bildirilmektedir. Makaleye konu olan metin müstakil mensur risale formunda kaleme alınmış yeni bir versiyon niteliğindedir. Muhtelif kütüphanelerde muhafaza altındaki binlerce Türkçe metinden biri olarak Türk halk kültürüne dair önemli bilgiler barındıran söz konusu metin günlere ilişkin İslami referanslarla ortaya konan uğurluk-uğursuzluk tanımlamalarını ve hükümlerini ihtiva etmektedir. Makalemizde bu olgunun kökeni, Türk kültüründeki karşılıkları üzerinde durulduktan sonra günlere ilişkin uğurluk-uğursuzluk yaklaşımın İslamiyet sonrası Türk kültürüne geçişini örnekleyen bir metindeki örnekleri tasnife tabi tutularak tablolarda gösterilmiş ve açıklanmıştır. Her ayın içindeki uğurlu-uğursuz günler ve bunlarda gerçekleştiği kabul edilen tarihî vakalar, 12 ayın her biri içinde uğursuz kabul edilen günler, ayın hangi günlerinde hangi eylemin yapılıp yapılmaması gerektiğine dair hükümler, doğacak çocukların talihi, rüya, hastalık, kayıp nesneler-kişiler ve bu tasnife girmeyen muhtelif hükümler uğurlu-uğursuz gün inanışı bağlamında değerlendirilmiştir. Türklerin eski takviminde her bir yılı temsil eden hayvanın o yıla dair uğurluk-uğursuzluk inanmalarında etkili olduğu görülse de günlere dair bu tür inanmaların Arap-Fars kültür ortamlarından Türk yazılı kültürüne geçtiği ve daha sonra sözlü kültür ortamında yaygınlaştığı düşünülebilir.}, number={83}, publisher={Atatürk Üniversitesi}