@article{article_1660599, title={Millî İrade ve Millî Birlik Kavramlarının 1921 Tarihli Teşkilât-ı Esasiye Kanunu’na Giden Süreçteki Tezahürleri}, journal={Yıldırım Beyazıt Hukuk Dergisi}, pages={567–621}, year={2025}, author={Karakoç, İrem}, keywords={Millî İrade, Türkiye Büyük Millet Meclisi, 1921 Teşkilât-ı Esâsîye Kanunu, İstanbul’un İşgali, “İntihab-ı Mebusan Kararnamesi”}, abstract={Osmanlı Devleti’nde Tanzimat’tan itibaren dile getirilen millet egemenliği, halkın iradesi ve millî irade kavramları, 23 Nisan 1920’de ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı ile başlayan, 29 Ekim 1923’te Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla devam eden süreçte hukuk sistemini şekillendiren temel ilkeler olmuşlardır. Türk Hukuk Tarihi bakımından millî birlik ve millî iradeyi birbirinden ayrı düşünmek mümkün değildir. Bu temel esaslar Türklerin tarih sahnesine çıktıkları devirlerden beri mevcut olan fakat sürekli görünür, talep edilir veya ifade edilir olmayan çekirdek kavramlardır. Çeşitli devlet ve/veya hükümet rejimlerinin benimsendiği tarihî süreçlerde yönetim sisteminin bozulduğu; halkın yönetimden bir beklentisinin kalmayıp kendi kaderlerine terk edildiği; yöneticilerin halkın ne istediğini, yaşam koşullarını önemsemediği; insanların ahlakî değerlerden yoksunlaştığı dönemlerde halkın içinden çıkan temsilciler ve aydınlar milletin fertlerine kendi öz değerlerini hatırlatmış, idarenin düzeltilmesinde ne denli önemli bir yerleri olduğunu izah etmişlerdir. Günümüzde toplumların tarihten beri sahip oldukları iradelerinin mecliste tezâhür etmediği ve millî iradenin mecliste alınan kararlara bütünüyle yansıtıl(a)madığını düşünen; başka bir deyişle bunu sağlayamadığı gerekçesiyle demokrasiyi eleştirenler de vardır. Bu açıdan Türk milletinin, millî iradeye dayalı olarak giriştiği kurtuluş hareketi kendine özgü ve çok değerli özellikler taşımaktadır. Bu çalışmaya, bilinçli bir liderin yönlendirmesiyle millî egemenlik ve tam bağımsızlık ilkeleri temelinde kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhuriyet idaresinin günümüzde bozulmaya yüz tutmuş demokrasi pratiğinin düzeltilmesinde örnek teşkil edebileceği düşüncesiyle başlanılmıştır. Makalede millî iradenin kendini ifade edecek bir mecra bulur bulmaz oraya doğru aktığı; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temerküz ederek ondan nasıl güç aldığı ve ona güç verdiği anlatılmıştır. Millî iradenin anayasada yer alış sürecinin başlangıcı 1921 Anayasası olmuştur. Üstelik tüm bu kurtuluş ve kuruluş süreci, on/yüzyıllar boyu sürmemiş, çok kısa bir zaman içinde başarıyla tamamlanmıştır.}, number={2}, publisher={Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi}