@article{article_1663289, title={Dijital Kültürde “Flood”lar (Tweet Serileri) Yeni Bir Anlatı Biçimi Midir?}, journal={Milli Folklor}, volume={19}, pages={85–97}, year={2026}, DOI={10.58242/millifolklor.1663289}, url={https://izlik.org/JA46CB82ER}, author={Özdemir, Kadirhan}, keywords={Dijital folklor, X (Twitter) platformu, dijital anlatı, varyantlaşma, kolektif üretim}, abstract={Anlatma eylemi, insanlık tarihinin en köklü kültürel pratiklerinden biri olarak sözlü, yazılı ve elektronik iletişim ortamlarına uyum sağlayarak varlığını sürdürmüş; dijital teknolojilerin gündelik hayata yerleşmesiyle birlikte sosyal medya platformlarında yeni biçimler kazanmıştır. Bu dönüşümün en dikkat çekici örneklerinden biri, X (eski adıyla Twitter) platformunda yaygınlaşan flood adlı formattır. Karakter sınırına takılan kullanıcıların birbirine bağlı tweetler aracılığıyla kurduğu bu ardışık anlatılar; korku, kişisel deneyim, mizah ve politik içerikler başta olmak üzere farklı konuları parçalı bir yapı içinde aktarmaktadır. Kullanıcıların yorum, alıntılama ve yeniden paylaşım yoluyla anlatıya müdahil olması, floodların sabit bir metin niteliğinden uzaklaşıp sürekli genişleyen ve dönüşen anlatılar hâline gelmesini sağlamaktadır. Bu çalışma, floodların folklorik özelliklerini örnekler üzerinden çözümleyerek bu anlatıların dijital folklor bağlamındaki konumunu tartışmayı ve yeni bir anlatı biçimi olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorusunu yanıtlamayı amaçlamaktadır. Araştırma, nitel araştırma deseni içerisinde netnografik yaklaşımla yürütülmüştür. Araştırmacının herhangi bir müdahalesi olmaksızın kamuya açık biçimde üretilen ve dolaşıma sokulan flood örnekleri, bunlara ilişkin sözlük girdileri, haber içerikleri ve derleme listeleri veri kaynağı olarak kullanılmıştır. Amaçlı örnekleme yoluyla korku/ paranormal, deneyim aktarımına dayalı, politik/ toplumsal ve mizahi içerikli olmak üzere dört flood türü seçilmiş; bu anlatılar anonimlik, kolektif üretim, varyantlaşma, yeniden anlatım ve dijital dolaşım ölçütleri bakımından değerlendirilmiştir. Bulgular, floodlarda anonimliğin tek biçimli olmadığını; anonim veya takma adlı bir hesap söz konusu olduğunda başlangıçtan itibaren, anlatının kimliği bilinen üreticisinden kopması hâlinde ise dolaşım sürecinde ortaya çıkabildiğini göstermektedir. Kolektif üretim, çalışma kapsamında incelenen tüm örneklerde anlatının en güçlü folklorik özelliği olarak belirmiş; anlatıcı-dinleyici sınırının belirsizleştiği, her katılımcının potansiyel bir anlatıcıya dönüştüğü gözlemlenmiştir. Varyantlaşma, geleneksel anlatılardan farklı olarak ekran görüntüsü, alıntılı yeniden yazım, farklı bağlamlarda yeniden dolaşıma sokma ve parodi yoluyla işlemekte; özellikle politik ve mizahi türlerde bağlama bağlı yeniden yorumlanmayla belirginleşmektedir. Dijital dolaşım ise floodları geleneksel anlatılardan en keskin biçimde ayıran unsur olarak, hızlı ve geniş çaplı yayılımın yanında kısa ömürlülüğü de beraberinde getirmekte; yalnızca belirli bir kısmı derleme listeleri ve ikincil mecralar aracılığıyla arşivlenerek görece kalıcılık kazanmaktadır. İçerik türleri bakımından korku floodları şehir efsanelerinin dijital karşılığı gibi işlemekte, gerçeklik iddiası ve birinci şahıs tanıklığıyla inandırıcılık kurmaktadır. Deneyim floodları bireysel anlatıyı kolektif bir hafıza alanına dönüştürmekte; politik floodlar güncel bağlama ve okurun konumuna göre sürekli yeniden anlamlanmaktadır. Mizahi floodlar ise kolektif bir performans mekânı oluşturarak, kimi zaman kendi formatını da mizahın ve özeleştirinin konusu hâline getirmektedir. Çalışma, floodların, sözlü anlatıdaki anlatıcı-dinleyici etkileşimini, yazılı metnin kaydedilebilir ve yeniden erişilebilir yapısını, çoklu ortamın görsel-işitsel olanaklarını ve dijital ağların etkileşim kapasitesini aynı yapı içinde bir araya getirdiğini ileri sürmektedir}, number={151}