@article{article_1664363, title={ÇEVRESEL ADALETSİZLİĞİN BİR SONUCU: İKLİM MÜLTECİLİĞİ}, journal={Cumhuriyet Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi}, volume={49}, pages={199–207}, year={2025}, url={https://izlik.org/JA99JC62NF}, author={Tümtaş, Mim Sertaç and Sönmez, Safiye Nur}, keywords={İklim mülteciliği, çevresel adaletsizlik, İklim değişikliği}, abstract={Kapitalist üretim, bölüşüm ve tüketim ilişkilerinin yarattığı sömürü sisteminin yansımasının görüldüğü önemli noktalardan biri de doğal çevredir. Sistemin doğayı sömürmesi sonucunda ekolojik krizler artmakta ve çevresel adaletsizlikler derinleşmektedir. Yani kapitalist sistemin yarattığı eşitsiz ilişkiler sonucu dünya coğrafyası üzerindeki bazı bölgeler ve bu bölgelerde yaşayan toplumlar çevresel etkilere daha fazla maruz kalmaktadırlar. Zira kapitalist üretim ve tüketim aşamasında oluşan gaz ve atıklar iklim değişikliği, sera gazı emisyonları, su ve hava kirliliği gibi sorunlarla doğal yaşamı tehdit etmekte, bu da özellikle geri kalmış bölgelerdeki kırılgan toplumları olumsuz etkilemektedir. Kuraklık, sel, aşırı hava olayları ve deniz seviyesinin yükselmesi gibi faktörlerden dolayı milyonlarca insanı göç etmek zorunda kalmaktadır. Buna karşın, 1951 Cenevre Sözleşmesindeki tanımlama, ekolojik nedenlerle yerinden edilen insanları resmi olarak mülteci statüsünde kabul etmemektedir. Bu makalede, eleştirel sosyoloji kapsamında, iklim değişikliğinin sadece çevresel bir kriz değil, aynı zamanda ekonomik, politik ve toplumsal adaletsizlikleri derinleştiren bir olgu olduğu tartışılmaktadır. Makale kapsamında iklim mülteciliğinin uluslararası hukuki çerçevede tanınması durumunda yerküre üzerinde toplumsal krizlerin daha da büyüyeceği vurgulanmaktadır.}, number={2}