@article{article_1712142, title={ANKARA ŞEHRİNDE MAHALLE VE KİŞİ ADLARI (1523)}, journal={OTAM Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi}, pages={51–80}, year={2025}, author={Kurt, Yılmaz and Çetinkaya, Mehmet}, keywords={Kişi Adları, Ankara, Ankara mahalleleri, Rumlar, Ermeniler, Mühtedî.}, abstract={Bu makalede Ankara sancağının 1523 tarihli mufassal tahrir defteri verilerine dayanılarak Ankara şehrinin mahalleleri ve Ankara’da yaşayan 2461 Müslim ve 469 gayrimüslime ait kişi adları değerlendirilecektir. Ankara sancağının ilk mufassal defteri 1463 yılında Fatih döneminde; ikinci defter ise 1523 yılında Kanunî’nin saltanatının ilk yıllarında tutuldu. Son mufassal defter ise 1571 yılı tarihini taşımaktadır. Ankara, Anadolu’nun ortasında, yolların kavşak noktasında, sağlam kalesinin sağladığı güvenlik içerisinde orta büyüklükte bir şehir konumundaydı. Şehrin canlı ticaret ağı dolayısıyla şehirde Türkler yanında Rumlar, Ermeniler ve Yahudiler iç içe yaşamaktaydı. 24 Oğuz Boyu’nun birçok kolunu cömertçe barındıran Ankara, bu özelliği dolayısıyla bölgedeki gayrimüslimlerin yüksek oranlarda Türkçe isimler almalarına sebep olmuştur. Gayrimüslimlerin yüksek oranda Türkçe isimler kullanmalarının arka planında şehrin 12 mahallesinde iç içe yaşamalarının etkisi de göz ardı edilemez. Aynı etki dolayısıyla şehrin 73 mahallesinden pek çoğu Ahi Çelebi, Ahi Tura, Ak Medrese, Alaca Mescid, Çakırlar, Ekinci, Gökçeoğlu, Kiçilü gibi Türkçe adlar taşımaktadır. Müslüman kişi adları arasında en çok kullanılan isimlerde diğer şehirlere kıyasla büyük bir farklılık görülmüyor. Mehmed, Mustafa, Ali şeklinde başlayan sıralama Arapça kökenli İslâmî adlarla devam etmektedir. En çok kullanılan ilk 30 isim arasında Türkçe kökenli isim olarak Balı ve Hızır Balı isimleri dikkat çekmektedir. Balı ismi Müslümanlar kadar gayrimüslimler tarafından da tercih edilen bir isimdir. Balışeyh ilçesine adını veren Balı Şeyh, belki de Ankara çevresindeki Balı sevgisinin kaynağındaki ilk kişidir. Bir de Seydi isminin bölgede yaygın olarak kullanılmış olması üzerinde durmak gerekecektir. Bölgede kadınlar arasında Şerife isminin yüzlerce yıl yaygın şekilde kullanılmış olması da aynı çerçevede değerlendirilmelidir.}, number={57}, publisher={Ankara Üniversitesi}