@article{article_1746413, title={SİLAHLI ÇATIŞMALARDA SİVİLLERİN KORUNMASI: NORMATİF ÇERÇEVE VE UYGULAMADAKİ ZORLUKLAR}, journal={Kırıkkale Hukuk Mecmuası}, volume={6}, pages={261–310}, year={2026}, DOI={10.59909/khm.06.01.009}, url={https://izlik.org/JA44KW38JS}, author={Aksu, Semra}, keywords={silahlı çatışmalar, sivillerin korunması, uluslararası insancıl hukuk, birleşmiş milletler güvenlik konseyi}, abstract={Uluslararası hukukun temel ilke, usul ve kurumlarının gelişimi günümüzün karmaşık ve çoğu zamanda çelişkili siyasi dinamiklerinden etkilenmektedir. Bu etkileşim, hukuki belirsizliklere ve norm ile uygulama arasında uçuruma neden olmaktadır. Bu çerçevede, sivillerin korunması uluslararası hukukun temel hedeflerinden biri olarak kabul edilse de bu korumanın etkin bir şekilde sağlanması büyük ölçüde siyasi iradeye bağlıdır. Silahlı çatışmalarda sivillerin korunması, uluslararası toplum açısından öncelikli bir meseledir. Bu bağlamda uluslararası insancıl hukukun teamül kurallarının kodifikasyonu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları ile kapsamlı ve güçlü bir normatif yapı oluşturulmuştur. Ancak, uluslararası hukuk bağlamında devletlerin norm oluşturma süreçlerine bağlılıkları ile bu normları uygulama konusundaki taahhütleri arasında belirgin bir tutarsızlık bulunmaktadır. Özellikle, soykırım ve diğer kitlesel vahşet suçlarına karşı "bir daha asla" taahhüdünün vurgulandığı Dünya Zirvesi’nin ardından, devletlerin bu tür insani krizlere müdahale konusundaki isteksizlikleri, uluslararası hukukun uygulanmasındaki çelişkilerin somut bir örneğini teşkil etmektedir. Silahlı çatışmalarda sivillerin yeterince korunamaması, mevcut normların içeriği ve bunların uygulanabilirliği konusunda kritik soruları gündeme getirmektedir. Bu sorunlar, normların muğlaklığı/belirsizliğinden ya da uygulanmasındaki eksiklikler/yetersizliklerden kaynaklanabileceği gibi, devletlerin siyasi çıkarları doğrultusunda kasıtlı bir şekilde yükümlülüklerini yerine getirmemelerinden de ileri gelebilmektedir. Sonuç olarak, silahlı çatışmalarda artan sivil kayıplar uluslararası hukuk düzeninde Vestfalyan anlayışın ve devlet egemenliğinin dokunulmazlığına verilen önceliğin devam ettiğini göstermektedir. Bu durum barış ve güvenliği korumak amacıyla kurulan Birleşmiş Milletlerin (BM) sivilleri savaşın yıkıcı etkilerinden koruma görevini yerine getirmekte yetersiz kalmasına yol açarken aynı zamanda BM ve Güvenlik Konseyi gibi uluslararası kurumların güvenilirliğini ve meşruiyetini zayıflatmakta, sivillerin korunmasındaki temel rollerini de sorgulatmaktadır. Bu çalışma, silahlı çatışmalarda sivillerin korunmasına ilişkin hukuki çerçevenin sınırlarını ve gelişimini incelemekte; Güvenlik Konseyi kararları temelinde geliştirilen normların uygulanabilirliğini, mevcut araç ve mekanizmalarla ve devletlerin iş birliği ve rızaya dayalı tutumları çerçevesinde değerlendirmektedir.}, number={1}