@article{article_1765102, title={Türk-Yunan İlişkilerinde Mutfak Savaşları: Gastromilliyetçilik Bağlamında Türk Kahvesinin Yunan Kahvesine Dönüştürülmesi}, journal={Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi}, pages={395–420}, year={2025}, author={İşçi Yiğit, Hilal and Engin, Vahdettin}, keywords={*türkkahvesi, *yunankahvesi, *türkyunanilişkileri, *gastromilliyetçilik}, abstract={Ülkelerin ulusal kimliklerini öne çıkarma arzusu, gastromilliyetçilik (yemek milliyetçiliği) kavramını ortaya çıkarmıştır. Ulusların yiyecek ve içeceklerini milli duygularla hazırlayıp dünyaya tanıtmasını sağlayan gastromilliyetçilik, aynı zamanda “ötekinden farklı olma” metaforudur. Osmanlı İmparatorluğu coğrafyasında yapılmaya başlanan ve yüzyıllar boyunca tüketilen Türk kahvesi, 20. yüzyılın ikinci yarısına gelindiğinde, Türkiye ve Yunanistan arasındaki politik çatışmaların bir sembolü haline gelmiştir. Bu bağlamda ulusal kimliğin ve tarihsel hafızanın da bir ifadesi olan yiyecek ve içecekler, millileştirilerek Türk-Yunan ilişkilerinde gastromilliyetçilik eksenli tartışmalara yol açmıştır. 400 yıl boyunca Osmanlı Devleti bünyesinde Türk boyunduruğu altında yaşayan Yunanlar, Türkokratia olarak bilinen Türk hakimiyeti yıllarında öğrendikleri Türk kahvesine 1960’lı yıllardan itibaren Yunanistan’da “Yunan kahvesi” (ελληνικός καφές-Ellinikos kafes) adını vererek kendilerine ait bir kültürel miras öğesi olarak sunmuşlardır. 1964’te Kıbrıs meselesinin tırmanışı, Yunan uyruklu Rumların Türkiye’den sınır dışı edilmeleri Türk-Yunan ilişkilerinde kültürel düzeyde kopuşlara neden olmuştur. 1964’te Türkiye’den ayrılmak zorunda kalan Rumlar, Türkiye’deki yemek kültürünü Yunanistan’ın Atina ve Selanik gibi önemli kentlerine taşımışlardır. Kahve başta olmak üzere Türklere ait olan yiyecek ve içeceklerin başındaki Türk kelimesinin silinmesiyle birlikte Yunanistan’da “Türk kahvesi” ifadesi giderek terk edilmiş, yerine “Yunan kahvesi” söylemi yerleşmeye başlamıştır. "Türk kahvesi"nin "Yunan kahvesi" olarak yeniden adlandırılması süreç olarak 1964’te başlayıp 1974’teki Kıbrıs Barış Harekatının ardından daha net bir söylem olarak Yunanlara benimsetilmiştir. Cezvede pişen kahvenin başından Türk ifadesini silip Yunan eklenmesi, yemek kültürü üzerinden yürütülen kimlik mücadelesinin bir parçasıdır. Bu araştırma, kahve üzerinden Türkiye ve Yunanistan arasında süregelen ulusal mutfak savaşlarını ele alarak, yemek kültürünün aynı zamanda tarih, politika ve kimlikle de iç içe geçtiğini ortaya koymayı amaçlamaktadır.}, number={54}, publisher={Kültür Ocağı Vakfı}