@article{article_1789521, title={ÇEVRESEL PHILLIPS EĞRİSİ YAKLAŞIMIYLA MINT ÜLKELERİNDE BÜYÜME–ÇEVRE İKİLEMİNİN ANALİZİ}, journal={Journal of International Management Educational and Economics Perspectives}, volume={13}, pages={137–155}, year={2025}, url={https://izlik.org/JA67FY69EJ}, author={Demir, Oğuzhan}, keywords={Çevresel Phillips Eğrisi, MINT Ülkeleri, Enerji Tüketimi, Panel AMG}, abstract={Bu çalışma, MINT ülkelerinde çevre–ekonomi ilişkisini temel makroekonomik göstergeler çerçevesinde ele alarak, 1991–2021 dönemi için Çevresel Phillips Eğrisi (EPC) hipotezinin uzun dönemli geçerliliğini panel veri yöntemleri aracılığıyla ampirik olarak test etmektedir. Panel AMG yöntemiyle elde edilen bulgular, işsizlik oranındaki artışın çevresel kaliteyi artırdığını ortaya koymakta ve bu yönüyle EPC hipotezinin MINT ülkeleri genelinde -panel düzeyinde- geçerli olduğunu göstermektedir. Ülke bazlı analiz sonuçları ise, söz konusu ilişkinin yalnızca Endonezya ve Türkiye için istatistiksel olarak anlamlı ve hipotezle uyumlu olduğunu, buna karşılık Meksika ve Nijerya için EPC ilişkisinin geçerli olmadığını ortaya koymaktadır. Bu durum, EPC hipotezinin ülkeler arasında heterojenlik arz eden yapısal koşullara bağlı olarak farklı biçimlerde tezahür edebileceğine işaret etmektedir. Ayrıca, çalışmada analize dâhil edilen diğer açıklayıcı değişkenler olan ekonomik büyüme, enerji tüketimi ve doğal kaynak rantının da çevresel kalite üzerinde uzun dönemde anlamlı ve olumsuz etkiler yarattığı tespit edilmiştir. Bu bulgular, MINT ülkelerinde çevresel baskıların yalnızca iş gücü piyasasındaki dalgalanmalardan değil, aynı zamanda enerji yoğun büyüme modelleri ve kaynak kullanımına dayalı kalkınma stratejilerinden beslendiğini ortaya koymaktadır. Öte yandan, Driscoll-Kraay tahmincisiyle gerçekleştirilen sağlamlık analizleri, temel modelde elde edilen katsayıların yön ve anlamlılık bakımından korunduğunu göstererek, sonuçların istatistiksel tutarlılığını ve ampirik güvenilirliğini desteklemektedir. Bu çerçevede ulaşılan bulgular, çevresel kazanımların kısa vadeli ekonomik durgunluklarla sınırlı kalmaması, aksine yapısal dönüşümlerle desteklenerek uzun vadede sürdürülebilir nitelik kazanması gerektiğine işaret etmektedir.}, number={2}