@article{article_1794607, title={TÜRK ADLANDIRMA GELENEĞİNDE TOPOANTROPONİMLER: YER ADI KAYNAKLI LAKAPLARIN SOSYO-KÜLTÜREL İŞLEVİ}, journal={Folklor Akademi Dergisi}, volume={8}, pages={1248–1261}, year={2025}, DOI={10.55666/folklor.1794607}, author={Şenol, Asım Çağrı}, keywords={Antroponim, topoantroponim, lakap, Türk adlandırma geleneği, sosyo-kültürel kimlik}, abstract={Bu çalışma, Anadolu’da yaygın olarak görülen ve bireylerin toplumsal kimliklerini belirlemede önemli bir işlev üstlenen topoantroponimik lakapları incelemektedir. Yer adlarından türetilen bu lakaplar, göç ve toplumsal hareketlilik süreçlerinde bireylerin aidiyetlerini, kimliklerini ve sosyal ilişkilerini yansıtan dilsel göstergeler olarak öne çıkmaktadır. Çalışmanın çıkış noktası, yer adı temelli lakapların yalnı zca bireysel kimlik göstergeleri değil, aynı zamanda kültürel sürekliliği ve toplumsal hafızayı yansıtan unsurlar olduğu yönündedir. Araştırma kapsamında Sivas, Çankırı, Kırıkkale, Kırşehir, Uşak ve Antalya illerinden derlenen 54 topoantroponimik lakap değerlendirilmiştir. Veriler, yüz yüze görüşmeler ve derleme yöntemi ile elde edilmiş, daha sonra söylem ve tematik analiz teknikleriyle çözümlenmiştir. Nicel veriler, kadınlara ve erkeklere yönelik lakapların dağılımını, coğrafi köken farklılıklarını ve kullanım sıklığını ortaya koymuştur. Nitel veriler ise kaynak kişilerin algıları, toplumsal cinsiyet farklılıkları, göç ve aidiyet bağlamında lakapların işlevlerini açıklamıştır. Bulgular, kadınlara yönelik lakapların çoğunlukla resmi isimlerin yerine geçtiğini, erkeklerde ise lakapların genellikle isimle birlikte kullanıldığını göstermektedir. Bu durum, kadın isimlerinin doğrudan kullanımına dair kültürel hassasiyetlerle ilişkilendirilmektedir. Nitekim birçok kaynak kişi, kendi çevresindeki kadınların gerçek adlarını bilmediklerini, onları yalnızca köy veya şehir adıyla tanıdıklarını ifade etmiştir. Erkeklerde ise “Erzurumlu Hasan”, “Zaralı Celal” gibi lakap–isim birlikteliği yaygındır. Ayrıca, yakın çevreden gelen kişilerin köy adıyla, uzak bölgelerden gelenlerin ise ilçe veya şehir adıyla anıldığı belirlenmiştir. Bu bulgu, Türkiye’nin idari yapılanmasının dilsel yansımalarını ortaya koymaktadır. “Almancı” örneğinde olduğu gibi, göç temelli lakaplar da toplumsal kimlik ve aidiyetin dilde nasıl kalıcı bir biçimde temsil edildiğini göstermektedir. Çalışma, kuramsal düzeyde Mead’in sembolik etkileşimcilik kuramı, Bourdieu’nun habitus kavramı ve Bernstein’ın dil ve toplumsal tabakalaşma yaklaşımı çerçevesinde değerlendirilmiştir. Bu bakış açıları, lakapların yalnızca bireyler arası iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda sosyal ilişkilerin yatay (eşitlikçi, akrabalık temelli) ve dikey (hiyerarşik, statü temelli) boyutlarını yansıtan göstergeler olduğunu ortaya koymaktadır. Kadınlara yönelik “Cenikli Bacı”, “Avrenli Teyze” gibi lakaplar yatay ilişkileri ve saygı unsurlarını öne çıkarırken; erkeklere yönelik meslek veya statüyle birleşen lakaplar dikey toplumsal ilişkileri yansıtmaktadır. Topoantroponimler Anadolu’nun sosyo-kültürel yapısını anlamada önemli bir kaynak sunmaktadır. Yer adı temelli lakapların sistematik incelenmesi, halk kültürü araştırmalarında kullanılabilecek özgün veriler sağlamaktadır. Çalışma, yalnızca bireylerin köken ve kimliklerini açıklamakla kalmayıp, göç, toplumsal cinsiyet, aidiyet ve kültürel süreklilik konularına da ışık tutmaktadır. Bu yönüyle araştırma, onomastik, dilbilim, sosyoloji ve antropoloji disiplinleri arasında köprü kurmakta ve Türk adlandırma geleneğinin sosyo-kültürel işlevlerini ortaya koyarak gelecekte yapılacak çalışmalara hem kuramsal hem de yöntemsel bir zemin hazırlamaktadır.}, number={4}, publisher={İsmail Abalı}