@article{article_1797935, title={AFET ŞOKLARI VE BÖLGESEL TÜKETİM KALIPLARI: 2023 TÜRKİYE DEPREMİ ÜZERİNE MEKÂNSAL BİR ANALİZ}, journal={Gaziantep Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi}, volume={7}, pages={107–126}, year={2025}, DOI={10.55769/gauniibf.1797935}, author={Tecirli, Sebile}, keywords={Tüketim Harcamaları, Bölgesel Eşitsizlikler, Afet Ekonomisi, Mekânsal Ekonometri, Türkiye.}, abstract={Afetlerin yalnızca fiziksel yıkımla sınırlı kalmayıp ekonomik ve sosyal yaşam üzerinde kalıcı etkiler yarattığı görülmektedir. Bu etkilerin, tüketim kalıplarındaki mekânsal kümelenme süreçlerini anlamak, bölgesel eşitsizliklerin dinamiklerini ortaya koymak ve politika tasarımına yön vermek açısından yol gösterici niteliktedir. Bu çalışmada, Türkiye’de bölgesel tüketim harcamalarının mekânsal örüntüsü 2019 ve 2023 yılları özelinde karşılaştırmalı olarak incelenmektedir. Çalışmanın temel amacı, 6 Şubat 2023 depreminin ve eş zamanlı ekonomik şokların, tüketim coğrafyasında yarattığı değişimlerin mekânsal kümelenme boyutunu ortaya koymaktır. TÜİK tarafından yayımlanan Düzey 1 bölgesel kişi başı hanehalkı tüketim harcamaları verileri kullanılarak Global Moran’s I ve Yerel İstatistiksel Mekânsal Otokorelasyon (LISA) analizleri uygulanmıştır. Bulgular, 2019 yılında Doğu Marmara’nın (TR4) yüksek tüketim çekirdeği, Doğu Karadeniz (TR9) ve Kuzeydoğu Anadolu’nun (TRA) düşük tüketim kümeleri, Batı Marmara’nın (TR2) ise negatif mekânsal sapma sergilediğini göstermektedir. 2023 yılında deprem etkisiyle düşük tüketim kümeleri Orta Anadolu’yu (TR7) da içine alacak şekilde genişlemiş, ancak mekânsal desenin genel yapısı korunmuştur. 2019-2023 fark değişkeni analizi de bu sürekliliği teyit etmiş, tüketim farklılıklarının rastgele değil, mekânsal kümeler halinde ortaya çıktığını göstermiştir. Sonuç olarak, Türkiye’nin tüketim coğrafyasında batı-doğu ayrışmasının kalıcı olduğu, afetlerin bu ayrışmayı azaltmak yerine daha da pekiştirdiği anlaşılmaktadır. Bu bulgular, afet sonrası toparlanma politikalarının yalnızca deprem merkezine değil, düşük tüketim kümelerine ve negatif sapma gösteren bölgelere de odaklanılması gerektiğini işaret etmektedir.}, number={2}, publisher={Gaziantep Üniversitesi}