@article{article_1814101, title={Çağatay Türkçesinden Türkmen Türkçesine Geçişte Fonetik ve Morfolojik Özellikler Bakımından Hikaye-i Yusuf Ahmed Örneği}, journal={BABUR Research}, volume={4}, pages={223–233}, year={2025}, author={Kılıç, Ali}, keywords={Hikaye-i Yusuf Ahmed, Bozoğlanhan Destanı, Türkmen Türkçesi, Çağatay Türkçesi, Mağrufi}, abstract={Türkmen Türkçesi, tarih boyunca güçlü bir sözlü edebiyat geleneğine sahip olmuş ve bu gelenek özellikle destanlar, halk hikâyeleri, atasözleri ile şiirlerde kendisini göstermiştir. Uzun süre sözlü kültür içerisinde varlığını sürdüren bu dil, ancak 18. yüzyıldan itibaren yazıya aktarılmaya başlanmıştır. Bu dönemde Azadi ve Mahtumkulu gibi önemli şairlerin eserlerinin kayıt altına alınması, Türkmen edebiyatının sözlü dönemden yazılı döneme geçişinde temel bir kilometre taşı olarak kabul edilmektedir. Söz konusu süreçte, Türkmenlerin yaşadığı coğrafyada hâkim olan tek Türk yazı dili, Eski Türkçenin devamı niteliğinde değerlendirilen ve Orta Asya Türk yazılı edebiyatının ana damarlarından birini oluşturan Çağataycadır. Bu nedenle dönemin eserlerinde hem Çağataycaya özgü dil özellikleri hem de Türkmen Türkçesinin mahallî unsurları bir arada görülmektedir. Milli Kütüphane Yz. B. 467 numarası altında kayıtlı olan ve 19. yüzyılın başlarında yazıya geçirildiği düşünülen Hikâye-i Yusuf Ahmed adlı eser de bu tarihsel dönüşümün önemli örneklerinden biridir. Eserde kullanılan dil, ses ve şekil bilgisi bakımından klasik Çağatay edebiyatının izlerini taşımakla birlikte, Türkmen Türkçesine özgü birtakım fonetik ve morfolojik özellikleri de bünyesinde barındırmaktadır. Aynı zamanda metinde yer alan mazmunlar ve edebî söyleyiş biçimleri, geleneksel Çağatay edebiyatıyla paralellik göstermektedir. Bununla birlikte, metnin bazı bölümlerinde açık biçimde Türkmen ağız özellikleri görülmekte ve bu durum, söz konusu eserin sadece Çağatay yazı dili içerisinde değerlendirilmesinin yetersiz olacağını ortaya koymaktadır. Bu makalede, Hikâye-i Yusuf Ahmed adlı metnin Türkmen Türkçesiyle örtüşen dil özellikleri ayrıntılı biçimde incelenecek ve eser üzerindeki söz konusu lehçe etkisinin, metnin Türkmen Türkçesinin ses ve şekil bilgisine göre okunmasını gerekli kıldığı savunulacaktır. İnceleme sonucunda, eserin dilsel bakımdan melez bir karakter taşıdığı ve Türkmen yazı dilinin oluşum sürecine ışık tutan önemli bir belge hüviyetinde olduğu ileri sürülecektir.}, number={2}, publisher={Başakşehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü}