@article{article_1817921, title={Savunma ve Güvenlik Alanında Yenilik Yönetimi ve Yapay Zekâ Söylemleri: Türkiye Savunma Sektörü Üzerine Nitel Bir Araştırma}, journal={Savunma ve Güvenlik Araştırmaları Dergisi}, volume={3}, pages={67–90}, year={2026}, url={https://izlik.org/JA65JM86GC}, author={Sarnıç, Ahmet and Çardak, Begüm and Öcal Arslan, Şeyda}, keywords={Yenilik Yönetimi, Yapay Zekâ, Örgütsel Dönüşüm, Güvenlik, Savunma Sektörü}, abstract={<p> <span>Bu çalışma, Türkiye savunma sanayii bağlamında yenilik yönetimi ile yapay zekâ temelli teknolojik dönüşümün örgütsel düzeyde nasıl kesiştiğini ve bu kesişimin kurumsal dönüşüm süreçlerini nasıl yapılandırdığını incelemektedir. Savunma sektöründe dijitalleşme, otomasyon ve yapay zekâ temelli karar süreçlerinin yalnızca teknik bir kapasite artışına değil, örgütsel ve stratejik dönüşümün yönlendirici unsuruna dönüştüğü varsayılmaktadır. Araştırma, Defense News Top 100 listesinde yer alan Türk savunma firmalarının (ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, ASFAT ve MKE) kurumsal raporları, strateji belgeleri ve kamuya açık açıklamalarına yönelik söylem ve içerik analizine dayanmaktadır. Kodlama süreci, Burke–Litwin örgütsel dönüşüm modeli ve Askerî İşlerde Devrim (Revolution in Military Affairs; RMA) teorisinin kavramsal boyutlarından hareketle hem dedüktif hem indüktif biçimde yürütülmüş; iki araştırmacı tarafından gerçekleştirilen çapraz kodlama sonucunda güvenirlik sağlanmıştır. Bulgular, yenilik yönetimi söylemlerinin Ar-Ge ekosistemi, yetkinlik geliştirme, kurumsal kültür ve stratejik vizyon aracılığıyla şekillendiğini; yapay zekâ söylemlerinin ise otonomi, karar destek, verimlilik, etik ve güvenlik temaları etrafında kurumsal meşruiyetle ilişkilendirildiğini göstermektedir. RMA çerçevesi, yapay zekânın yalnızca teknoloji yatırımı olmanın ötesine geçerek karar süreçlerini, örgütsel yapıları ve savunma doktrinlerini dönüştüren bütüncül bir paradigma olarak kavramsallaştırıldığını ortaya koymaktadır. Sonuçlar, savunma sanayii kurumlarında yenilik söylemlerinin teknik üretim kapasitesini aşarak kurumsal kimlik, meşruiyet ve stratejik konumlanmanın kurucu bileşeni hâline geldiğini göstermektedir. Bu bağlamda çalışma, yönetim-organizasyon literatürü ile güvenlik çalışmalarının teknolojik eksenini bir araya getiren analitik bir çerçeve sunmaktadır. </span> </p>}, number={1}