@article{article_1822371, title={II. MAHMUT, I. ABDÜLMECİD VE ABDÜLAZİZ DÖNEMLERİNDE OSMANLI SARAYINDA MÜZİSYEN VE PATRON}, journal={Eski Türk Edebiyatı Araştırmaları Dergisi [Journal Of Old Turkish Literature Researches]}, volume={8}, pages={740–768}, year={2025}, DOI={10.58659/estad.1822371}, author={Toker, Hikmet}, keywords={Patronaj, Osmanlı Hanedanı, Osmanlı sarayı, Hanedan ve sanat, himaye ilişkileri}, abstract={Bu çalışma, II. Mahmut, I. Abdülmecid ve Abdülaziz dönemlerinde Osmanlı sarayında müzisyen–hami ilişkisini, yani müzik alanındaki patronaj sistemini incelemektedir. Makalede öncelikle “patronaj” kavramının teorik temelleri açıklanmış, ardından Osmanlı toplumunun patrimonyal yapısı ile bu kavram arasındaki bağlantı tartışılmıştır. Bu çalışmada Max Weber’in ele aldığı patrimonyal sistem üzerinden, Osmanlı devletinde makam, rütbe ve statülerin sultana dayandığı; himaye ilişkilerinin de bu merkezî otorite çerçevesinde şekillendiği vurgulanmaktadır. Patronajın Batı’daki tarihsel gelişimi Seneca, Holly Flora, Burke, Saller, Brown, Gramsci ve Griffin gibi kişilerin görüşleri ışığında ele alınacaktır. Bu bağlamda beneficium, officium ve gratia gibi kavramlar üzerinden hami-himaye edilen ilişkisi çözümlenecek; söz konusu ilişki, mezkûr dönemlerde Osmanlı sarayında gözlemlenen örnekler aracılığıyla incelenecektir. Osmanlı sarayında müzisyenlerin varlığı, yalnızca sanatsal üretimle sınırlı olmayıp aynı zamanda siyasî ve toplumsal bir konumun göstergesidir. Saray, müzisyenler için hem ekonomik güvence hem de prestij sağlayan bir kurum niteliğindedir. Çalışmamızda bu durum ele alınırken hami konumundaki padişahların, müziği sadece estetik bir unsur olarak değil, devletin kültürel ve ideolojik temsil aracı olarak da ele almaları vurgulanacaktır. Sonuç olarak çalışmamız, 19. yüzyıl Osmanlısında patronaj olgusunun sanat ve sanatçının himayesine karşılık gelmesinin yanı sıra, aynı zamanda toplumsal düzenin, güç ilişkilerinin ve kültürel üretimin de temel belirleyicilerinden olduğunu ortaya koymaya çalışacaktır. Bu bağlamda müzik hem iktidarın sembolik bir dili hem de hami–müzisyen etkileşiminin görünür alanı olarak ele alınacaktır.}, number={4}, publisher={İlyas KAYAOKAY}