@article{article_1836734, title={SPİNOZA’NIN TEOLOJİK POLİTİK İNCELEME’DE KİTAB-I MUKADDES’E YÖNELİK TARİHSELCİ YAKLAŞIMI}, journal={Akademik Platform İslami Araştırmalar Dergisi}, volume={10}, pages={15–31}, year={2026}, DOI={10.52115/apjir.1836734}, url={https://izlik.org/JA69MZ25NH}, author={Kınay, Yasemin}, keywords={Tractatus, Vahiy, Kitab-ı Mukaddes Tenkidi, Hermeneutik}, abstract={<p>Vahiy, peygamberlik ve mucize gibi teolojik konuları irdelediği Teolojik Politik İnceleme (Tractatus Thelogico-Politicus) adlı eserinde Spinoza, Yahudi ve Hıristiyan çevreler tarafından Tanrı’nın varlığını ve mevcut dini geleneği reddetmekle suçlanmıştır. Ancak Spinoza’nın Kitab-ı Mukaddes metnine olan bakışındaki tarihselci paradigma anlaşılmadan yazarın teolojik yönüyle ilgili sıhhatli çıkarımlar yapmak zordur. Düşünürün eserinde ortaya koyduğu tarihselciliğin kodları çözülmeksizin kendisinin ateist, materyalist, panteist veya deist gibi nitelemelerle tekfir edilmesi kaçınılmaz olmaktadır. Kutsal Kitap’ın tarihselliğini vurguladığı eserinde Spinoza metnin tahrif edildiğini iddia etse de, onun ilahi bir kökene sahip olduğunu kabul etmektedir. Spinoza Teolojik Politik İnceleme’de Tanrı’nın varlığını, vahyi ve peygamberliği inkar etmemektedir. Spinoza’nın tarihselci paradigması dikkatle incelendiğinde, düşünürün eleştirisinin kutsal metindeki dini kavramların özgün ve Tanrısal içeriklerine değil; bu kavramların Yahudi ve Hıristiyan gelenekleri içerisinde, kültürel ve inançsal süreçler boyunca uğradığı anlam kaymasına ve tahribata yöneldiği görülmektedir. Tüm bu yönleriyle Spinoza’nın bir filozof sıfatıyla Kitab-ı Mukaddes’i ilk defa seküler olarak yorumlayan kişi olduğu söylenebilir. Bu makalede Spinoza’nın tekfir edilmesine neden olan Teolojik Politik İnceleme’sinde ortaya koyduğu kutsal metne yaklaşımındaki tarihselcilik anlayışı aktarılmaya çalışılacaktır. </p>}, number={1}, organization={Yok}