@article{article_1894792, title={TANIKLIK, ANLATI VE GERÇEKLİK: JACK LONDON’IN EDEBİ GAZETECİLİĞİYLE KENT YOKSULLUĞUNUN SUNUMU}, journal={HAFIZA}, pages={43–62}, year={2026}, DOI={10.56671/hafizadergisi.1894792}, url={https://izlik.org/JA89UY92FB}, author={Şentöregil, Merve and Kaplan, İsmail}, keywords={Edebi Gazetecilik, Gazetecilik, Yoksulluk, Kent Yoksulluğu, Jack London}, abstract={<p>Edebiyat ve gazeteciliğin kesişiminde yer alan edebi gazetecilik haber değeri taşıyan toplumsal olguların edebi anlatı tekniklerinden yararlanılarak aktarılmasıdır. Bu yazın türünü geleneksel gazetecilikten ayıran tek özellik edebi bir anlatı dilinin tercih edilmesi değil, yazarın/muhabirin bizzat olayların içinde yer alarak yaşanılan durumu birebir deneyimlemesidir. Edebi gazetecilik eserlerinde kişisel tanıklığın gücü edebi anlatımla birleşerek toplumsal bir gerçeklik doğrudan onu yaşayanların gözünden aktarılmaktadır. Bu çalışma bir edebi gazetecilik örneği olan Jack London’ın Uçurum İnsanları eserine odaklanmakta, nitel bir perspektifle bu metinde kent yoksulluğunun nasıl sunulduğunu ortaya koymaktadır. Uçurum İnsanları London’ın 1902 yılında Londra’nın Doğu Yakası’ndaki gözlemlerine dayanarak kaleme aldığı bir edebi gazetecilik eseridir. London işi, parası ve kalacak yeri olmayan bir denizci kimliğine bürünerek yedi hafta boyunca Londra’nın kenar mahallerindeki hayatı keşfetmiş, işçi sınıfının yaşadığı açlık ve sefalete yakından tanıklık etmiştir. London’ın kişisel gözlemleri, dinlediği insan hikayeleri ve resmî belgelerden elde ettiği bilgiler Londra’nın Doğu Yakası’nda derin bir yoksulluğun hüküm sürdüğünü ortaya koymaktadır. London Doğu Yakası’ndaki yaşamı uçurum metaforuyla betimlemekte, buradaki yoksulluğu geri dönüşü olmayan bir düşüşe benzetmektedir. Hiçbir insanın böylesi koşullarda yaşamaması gerektiğini savunan London, bu yoksulluktan kötü yönetimi sorumlu tutmaktadır. Uçurum İnsanları 1902 yılında yazılmış olmakla birlikte eserin dikkat çektiği kent yoksulluğu ve buna bağlı sorunlar bugün de görülmeye devam etmektedir. Bu çalışma edebi gazeteciliğin toplumsal gerçekliği ortaya koymada etkili bir yazın türü olduğuna inanmakta, kent yoksulluğu gibi sistemsel sorunlara daha insani bir bakış açısıyla yaklaşılması noktasında faydalı olduğunu düşünmektedir. </p>}, number={15}