@article{article_1898194, title={Rozasede topikal tedavi seçenekleri: güncel bir derleme}, journal={Atlas Journal of Medicine}, volume={6}, pages={150–156}, year={2026}, DOI={10.54270/atljm.2026.112}, url={https://izlik.org/JA89TP53YW}, author={Yoldaş, Ayşe Hande}, keywords={rozase, papulopüstüler rozase, eritematotelenjiektatik rozase, oküler rozase}, abstract={<p>Amaç: 2020–2026 yılları arasındaki güncel kanıtları değerlendirmek ve rozasede fenotip temelli tedavi stratejilerini, bireyselleştirilmiş ve klinik pratiğe uygulanabilir yaklaşımlar çerçevesinde özetlemek. Gereç ve Yöntem: 2020–2026 yılları arasında yayımlanan güncel klinik kılavuzlar, randomize kontrollü çalışmalar ve sistematik analizler incelendi. Tedavi seçenekleri baskın klinik özellikler, hastalık şiddeti ve hasta ile ilişkili faktörler doğrultusunda değerlendirildi. Bulgular: Katı alt tip sınıflamasından ziyade, spesifik klinik bulguları hedefleyen fenotip temelli yönetim yaklaşımı önerilmektedir. Papülopüstüler rozasede topikal ivermektin, azelaik asit ve metronidazol ilk basamak tedavilerdir. Düşük doz modifiye salınımlı oral doksisiklin daha düşük nüks oranları ile sürdürülebilir antiinflamatuvar etkinlik göstermektedir. Minosiklin akut inflamatuvar lezyonların azaltılmasında yüksek etkinlik göstermektedir. Eritematotelanjiektatik tabloda topikal vazokonstriktörler hızlı semptom kontrolü sağlarken, oral beta blokerler flushing ve persistan eritemi azaltabilmektedir. Enerji temelli cihazlar eritemde belirgin azalma sağlamaktadır. Orta-ağır hastalıkta kombinasyon yaklaşımları daha üstün sonuçlar göstermektedir. Oküler rozase yönetiminde topikal antimikrobiyaller, oral antibiyotikler ve ışık temelli tedaviler yüksek yanıt oranlarına sahiptir. Düşük doz izotretinoin dirençli papülopüstüler hastalıkta yüksek etkinlik göstermektedir. Mikroenkapsüle benzoil peroksit, kalsitonin gen ilişkili peptid yolak inhibitörleri ve intradermal botulinum toksin gibi yeni tedaviler belirli fenotiplerde umut verici sonuçlar sunmaktadır. Sonuç: Güncel kanıtlar, rozasede baskın klinik özellikler ve hasta özelliklerine göre bireyselleştirilmiş fenotip temelli tedavi seçiminin etkinlik, tolere edilebilirlik ve uzun dönem hastalık kontrolünü optimize ettiğini desteklemektedir. </p>}, number={2}