@article{article_1908330, title={TÜRK HUKUK TARİHİNDE DÜĞÜN TAKILARININ AİDİYETİ SORUNUNUN MODERN HUKUKLA MUKAYESELİ BİR İNCELEMESİ}, journal={Türkiye Adalet Akademisi Dergisi}, pages={511–542}, year={2026}, DOI={10.54049/taad.1908330}, url={https://izlik.org/JA79HE56TC}, author={Ceylan, Mücahit}, keywords={İslam Hukuku, Hibe, Aile, Düğün, Nukût.}, abstract={Türk hukuk tarihinde düğünlerde takılan ziynet eşyaları ve paraların kime ait olduğu hususu ihtilaflı bir mesele olmuştur. İslam hukuku kadının mülkiyet hakkını tanıdığından karşılıksız kazandırmalarda mevhubun leh veya hediye alan olarak kadının ziynet eşyasına sahip olabildiği ifade edilebilir. Osmanlı hukukunda da Hanefi mezhebinin içtihatları doğrultusunda düğün takılarının hibe olarak kabul edildiği ve tasarrufi işlem olarak takı getirenlerin iradesine üstünlük tanındığı söylenebilir. Türkiye Cumhuriyeti döneminde 2002 yılına kadar Yargıtay’ca geliştirilen içtihatlar kapsamında kadın ya da kocanın şahsına ait olan eşyalar onun kişisel malı kabul edilip, bir boşanma durumunda herkes kendi malını alabilirken, mallar değişmişse yerine geçen mallar geri alınabilmiştir. Bu durumda, düğünde kadına takılan şeyler kadına, erkeğe takılan şeyler ise erkeğe ait sayılmıştır. Türk Medeni Kanunu sonrası Yargıtay, ziynetlerin “kim tarafından kime takılırsa takılsın kadına ait olacağı” kabulüne içtihatlarında ilk kez yer vermiştir. 2024 yılında ise Yargıtay 2. HD 10 yıldan fazladır devam ettirdiği bu içtihadını değiştirmiştir. Yargıtay, güncel kararında toplumda değişen örf ve adetlerden bahisle yeni içtihadını temellendirmiş olsa da “kim tarafından kime takılırsa takılsın tüm düğün takıları kadına aittir” içtihadı yerleşmiş bir içtihat haline gelememiştir. Bu konuda kanuni düzenlemelerin yapılması ve içtihatların birleştirilmesi fiili bir zorunluluk halini almıştır.}, number={67}