@article{article_1908803, title={Radyoloji dışı hekimler arasında nükleer tıp hakkındaki bilgi ve farkındalık: Türkiye’deki iki merkezde gerçekleştirilen kesitsel bir çalışma}, journal={Turkish Journal of Clinics and Laboratory}, year={2026}, DOI={10.18663/tjcl.1908803}, url={https://izlik.org/JA56KS94AA}, author={Kılınç, Zehra and Güzel, Yunus and Kömek, Halil and Ortaç, Hatice and Kılıç, Hamza}, keywords={Nükleer tıp, radyasyon farkındalığı, tıp eğitimi, hekimler, teranostik, Bilgi; risk algısı, sürekli tıp eğitimi}, abstract={Amaç: Nükleer tıp, tanı ve tedavide giderek artan bir role sahip olmakla birlikte, Nükleer Tıp ve Radyoloji bölümlerinin dışında çalışan hekimlerin, nükleer tıbbın endikasyonları, radyasyon dozları ve klinik uygulamaları hakkındaki bilgileri sınırlı olabilir. Bu çalışma, bu iki uzmanlık alanının dışında çalışan hekimlerin nükleer tıpta tanı ve tedavi yöntemleri hakkındaki bilgi ve farkındalıklarını değerlendirmeyi amaçlamıştır. Yöntem: Bu kesitsel çalışma, Nisan-Mayıs 2025 tarihlerinde Diyarbakır’daki iki eğitim hastanesinde gerçekleştirilmiştir. Nükleer Tıp ve Radyoloji bölümleri dışında çalışan 285 hekime yapılandırılmış bir anket uygulanmıştır. Anket, demografik özellikleri, radyasyon ölçümü ve nükleer tıp uygulamaları hakkındaki bilgileri ve radyasyonla ilgili risklere yönelik tutumları değerlendirmiştir. Bilgi maddelerinden 0 ile 11 arasında değişen bir bilgi puanı hesaplanmıştır. Bulgular: Ortalama bilgi puanı 6,41 ± 2,23 olup, orta düzeyde bir bilgi düzeyini göstermektedir. Katılımcıların %65,3’ü sievert’i radyasyon dozunun birimi olarak doğru bir şekilde tanımlarken, yıllık doğal arka plan radyasyonu (%46,0) ve posteroanterior göğüs röntgeninin yaklaşık dozu (%46,3) hakkındaki bilgi sınırlıydı. Hipertiroidizm (%71,9) ve tiroid kanseri (%77,9) için tedavi edici roller hakkındaki farkındalık, prostat kanseri (%54,4) ve nöroendokrin tümörlerden (%57,2) daha yüksekti. Yanlış anlamalar yaygındı: %62,1’i Nükleer Tıp görüntülemesinin kansere neden olma olasılığının yüksek olduğuna, %43,2’si ise kısırlığa neden olabileceğine inanıyordu. Yarısından fazlası (%57,2) lisans düzeyindeki Nükleer Tıp eğitimini yetersiz buldu. Bilgi puanları yaş, mesleki deneyim, cinsiyet, meslek unvanı ve Nükleer Tıp yöntemlerinin klinik kullanımı ile anlamlı şekilde ilişkiliydi. Sonuç: Hekimlerin bilgi düzeyinin orta düzeyde olduğu, ancak radyasyon dozu bilgisi, tedavi uygulamaları ve risk algısı konularında belirgin eksiklikler gösterdiği tespit edilmiştir. Bu bulgular, Nükleer Tıp alanında daha güçlü eğitim desteğine ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir.}, number={1}