@article{article_1989286, title={Kur’an-Siyer İlişkisi Bağlamında Hz. İsa’nın Beşikte Konuşması}, journal={Siyer Araştırmaları Dergisi}, pages={69–87}, year={2026}, DOI={10.56288/siyer.1989286}, url={https://izlik.org/JA85WM55KP}, author={Dindi, Korkut}, keywords={Siyer, Kur’an, Mucize, Beşikte konuşma, Hz. İsa}, abstract={Tarihi kıssalar, Kur’an’ın muhtevasında geniş bir yer tutmaktadır. Kur’an’ın yaklaşık üçte birini teşkil etmektedir. Kur’an, mesajlarını özellikle de Mekke döneminde daha çok bu kıssalar üzerinden vermiştir. Dolayısıyla her bir kıssanın, özü itibariyle Hz. Peygamber’in hayatında bir karşılığının olduğu muhakkaktır. Mucizeler ve olağanüstü anlatılarla tezyin edilmiş Hz. İsa kıssası, İslamî literatürde pek çok yönüyle ele alınmış, bu konuda çok sayıda kitap, tez, makale türü çalışma yapılmıştır. Ancak Hz. İsa’nın beşikte konuşması, siyer-Kur’an ilişkisi çerçevesinde etraflıca incelenmemiştir. Bilhassa Hz. İsa’nın beşikte konuşmasını ifade eden “…keyfe nükellimü men kâne fi’l-mehdi sabiyyâ/Beşikteki bir bebekle nasıl konuşuruz?” (Meryem 19/29), “…yükellimü/tükellimü’n-nâse fi’l-mehdi ve kehlâ/Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlara konuşuyordun” (Âl-i İmrân 3/46; el-Mâide 5/110) şeklindeki ayetlerin Hz. Peygamber’in hayatında neye tekabül ettiğini ortaya koyan müstakil bir çalışma bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu araştırma, genel manada kıssaların nüzûl gerekçesini de göz önüne alarak Hz. İsa’nın beşikte konuşması anlatısıyla Hz. Peygamber’in tebliğ ve risaleti arasında nasıl bir ilişki bulunduğunu betimsel analiz yöntemiyle ortaya koymayı hedeflemektedir. Bununla birlikte makalede, söz konusu olayın veya olaya gönderme yapan ayet(ler)in mucize olarak anlaşılıp anlaşılmayacağı Kur’an-siyer/tarih ilişkisi bağlamında kritik edilmektedir. Araştırma sonucunda kıssada geçen “mehd/beşik” ve “sabî/erkek çocuk” kavramlarının, İslamî literatürde lafzî/literal okunarak yanlış anlaşılıp yorumlandığı kanaatine varılmıştır. Alaycı bir üslûpla “daha dünkü beşikteki çocuk” manasında kullanılan sabî kelimesi, Hz. İsa’nın Hıristiyan geleneğindeki tanrısal kimliğinden dolayı “mehd ve kehl” terkibiyle birlikte mecazî/kinaî anlamından koparılarak tamamen hakikate hamledilmiştir. Esasında kıssa, serdediliş gayesi doğrultusunda, hakiki manada Hz. İsa’nın beşikte konuşmasına değil, nübüvvetine yönelik din bilginleri ve ruhban sınıfının tahkir edici sözlerine ve küçümseyici tavırlarına gönderme yapmaktadır. Hz. İsa gibi Hz. Muhammed’in de nüzûl döneminde zaman zaman müşrik ileri gelenler ve kabile reisleri tarafından yaşından dolayı tahkir ve tezyif edildiği, kırk yaşlarında olmasına rağmen sabî/gulâm/tıfıl (çocuk, genç, toy, tecrübesiz, yeni yetme) olarak nitelendiği görülmektedir.}, number={20}