@article{article_338667, title={YENİ KURULAN BOZOK ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KALP VE DAMAR CERRAHİSİ MERKEZİ OLARAK RADYOFREKANS ABLASYON TEDAVİSİ SONUÇLARIMIZ The Radiofrequency Ablation Therapy Results of our Newly-Established Bozok University Medicine Faculty Cardiovascular Surgery Centre}, journal={Bozok Tıp Dergisi}, volume={7}, pages={67–72}, year={2017}, author={Demirdaş, Ertan and Atılgan, Kıvanç and Çiçekçioğlu, Ferit and Erkoç, Mustafa Fatih}, keywords={YENİ KURULAN BOZOK ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ}, abstract={<p>ÖZET </p> <p>Amaç: Alt ekstremite kronik venöz yetmezliği (KVY) ve buna bağlı olarak gelişen varisler, toplumda oldukça </p> <p>sık rastlanan, hayat kalitesinde ve iş gücünde ciddi kayıplara neden olan önemli bir hastalıktır. </p> <p>Erişkin birey popülasyonunda %25-50 oranında görülebilmektedir. Bu çalışmada kliniğimizde KVY nedeniyle </p> <p>vena safena magnaya (VSM) radyofrekans ablasyon (RFA) tedavisi uygulanan hastaların sonuçlarının </p> <p>değerlendirilmesi amaçlanmıştır. </p> <p>Gereç ve Yöntemler: Çalışma için Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Kalp </p> <p>ve Damar Cerrahisi Kliniği’ne Kasım 2015-Ocak 2017 tarihleri arasında başvuran tek ya da iki taraflı venöz </p> <p>yetmezliği olan, semptomatik 107 hasta çalışmaya dahil edildi. Bütün hastalar ameliyat öncesi dönemde </p> <p>venöz alt ekstremite renkli doppler ultrasonografi (RDUS) ile reflü varlığı ve VSM çapları açısından </p> <p>değerlendirildi. RDUS ile VSM çapı diz seviyesinde en az 5.5 mm, safenofemoral bileşke düzeyinde ise 6 </p> <p>mm, reflü süresi 2 sn veya daha uzun olan, VSM’si ciddi derecede tortiyoze olmayan 107 hastanın 5’ine </p> <p>bilateral olmak üzere 112 alt ekstremiteye RFA uygulandı. Hastalar işlem sonrası birinci haftada poliklinik </p> <p>kontrolüne ve birinci ve altıncı aylarda RDUS kontrolüne çağırıldı. </p> <p>Bulgular: Girişim yapılan 112 alt ekstremitesinin 6 aylık takiplerinde sadece üç VSM’de (%2.67) parsiyel </p> <p>rekanalizasyon izlenmiştir. 4 hastada dizüstü VSM 1/3 distal kesiminde medikal tedavi ile düzelen tromboflebit </p> <p>gözlendi (%3.57). Hastaların hiç birinde derin ven trombozu (DVT) gözlenmedi. VSM yetersizliğine </p> <p>bağlı aktif venöz ülseri olan iki hastada VSM’ye RFA sonrası birinci ay kontrollerinde venöz ülserinin </p> <p>kapandığı tespit edildi. </p> <p>Sonuç: G Randomize klinik çalışmaların bir çoğunda olduğu gibi, endovenöz tedavilerin cerrahi kadar </p> <p>etkili ve efektif bir tedavi olduğu ortaya koyulmuştur. Ayrıca endovenöz tedavilerin uygulanmasının kolay </p> <p>olması, hastane maliyetlerinin, iş gücü kaybının daha düşük, cerrahiye ve anesteziye bağlı komplikasyonların </p> <p>daha az olması gibi avantajları nedeniyle cerrahiye oranla daha sık tercih edilmesi gereken tedavi </p> <p>yöntemleri olduğunu, aynı zamanda cerrahiye göre daha az invaziv yöntemler olmalarından dolayı kozmetik </p> <p>açıdan da hastalar için bir avantaj olduğunu düşünmekteyiz. </p> <p>Anahtar Sözcükler: Radyofrekans ablasyon; Vena safena magna; Venöz yetmezlik; Komplikasyon </p> <p>ABSTRACT </p> <p>Objectives: Chronic venous stasis (CVS) of lower extremity and varicous veins occuring as a consequence </p> <p>is a very common illness having a great role in labour loss and impaired quality of life. It is possible to </p> <p>diagnose this illness in 25-50% of adult population. In this article we aimed to present the results of </p> <p>our patients suffering from CVS and undergoing radiofrequnecy ablation (RFA) therapy of vena saphena </p> <p>magna (VSM). </p> <p>Material and Methods: 107 symptomatic patients applying to Bozok University Medicine Faculty Research </p> <p>and Practise Hospital Cardiovascular Surgery Department between November 2015 and January 2017 </p> <p>with a single or dual lower extremity CVS were included in ths research. All patients were investigated </p> <p>among the existence of venous reflux and diameters of VSM by coloured doppler ultrasonography </p> <p>(CDUS). 107 patients having a VSM diameter of 5.5 mm on the knee level and a diameter of 6 mm in the </p> <p>saphenofemoral junction and a reflux time longer than 2 seconds and without a tortiose VSM underwent </p> <p>RFA thearphy and 5 of whom underwent bilateral lower extremity RFA. Patients were followed up at the </p> <p>end of 1st week, 1st and 6th months with CDUS. </p> <p>Results: Partial recanalization was observed only in three of 112 lower extremity having RFA (2.67%). </p> <p>Thromboflebitis was observed in four patints and treated with medical therapy (3.57%). Non of the </p> <p>patients had deep venous thrombosis (DVT). In two patients having active venous ulcer as a result of </p> <p>CVS, we observed a total healing of wounds after RFA therapy on the postoperative 1st mounth. </p> <p>Conclusion: It is common that endovenous treatment techniques are as successfull as conservative </p> <p>surgical approaches as revealed by any randomized clinical trials. We prefer endoveonus treatment </p> <p>techniques due to easiness of performing, decreased hospitalization costs and complications related </p> <p>with anesthesia and conservative surgical processes, less lobous loss, and cosmetic gains of patients. </p> <p>Keywords: Radiofrequency ablation; Vena saphena magna; Venous stasis; Complication </p>}, number={3}, publisher={Yozgat Bozok Üniversitesi}