@article{article_342980, title={İslâm Hukukunda Devlet Başkanlığı ve Meşru Devlet Başkanına İsyan Suçunun Cezası}, journal={Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi}, volume={4}, pages={107–140}, year={2017}, author={Köse, Üzeyir}, keywords={hukuk}, abstract={<p> <font face="Times New Roman" size="3"> </font> </p> <p style="margin:0cm 0cm 10pt;text-align:justify;"> <b> <span style="line-height:115%;font-family:Verdana, ’sans-serif’;font-size:7pt;">Özet: </span> </b> <span style="line-height:115%;font-family:Verdana, ’sans-serif’;font-size:7pt;">İslâm hukukunda devlet başkanlığı genel olarak hilâfet kavramı ile ifade edilmektedir. Klasik fıkıh kaynaklarında devlet başkanının belirlenme şekli ve devlet başkanında aranan niteliklerde raşit halifeler döneminin örnek alındığı görülmektedir. Aynı şekilde, ilgili nasslar yanında, Hz. Ali’nin Hâricîlerle yaptığı mücadelelerdeki tutumu da isyan cezasının temelini oluşturmaktadır. Bu bağlamda öncelikle devlet yetkilileri asilerin isyan etme sebeplerini araştırır. Eğer asiler mağdur edildiklerini iddia ediyor ve bu iddialarında haklılarsa devlet bu mağduriyeti gidermek zorundadır. Haklı bir gerekçeleri yoksa devlet onları isyandan vazgeçirip kamusal düzeni yeniden sağlamak için çeşitli yöntemler kullanabilir. Bu yöntemleri uygularken devlet, asilerin içinde bulundukları durumun yanında onların kendi vatandaşları ve Müslüman oldukları gerçeğini de dikkate almalıdır. </span> </p> <p> <font face="Times New Roman" size="3"> </font> <br /> </p>}, number={7}, publisher={Kilis 7 Aralık Üniversitesi}