@article{article_343959, title={İlaç etkileşmeleri ve advers ilaç reaksiyonlarına yaklaşım}, journal={Ege Tıp Dergisi}, volume={51}, year={2012}, url={https://izlik.org/JA36RD78AH}, author={S, Ülker Göksel}, keywords={Advers ilaç reaksiyonları, ilaç etkileşmeleri, yaşlılık}, abstract={İlerleyen yaşla ilaç kullanımının artması advers ilaç reaksiyonları görülme sıklığının da artmasına neden olmaktadır. Hastane başvurularında veya yatışlarda gözlenen advers ilaç reaksiyonlarının %80’i doza bağımlı tip A reaksiyonlarıdır ve ilacın farmakolojik özellikleri bilindiğinden öngörülebilir ve önlenebilirdir. İlaçlar tek başına advers etki oluşturmasa da bazı ilaç kombinasyonları sinerjistik etkiyle toksik olabilir. Geriatrik acil başvurularda en sık rastlanan advers reaksiyonlar gastrointestinal bozukluklar, kanama ve pıhtılaşma bozuklukları ve kardiyovasküler bozukluklardır. Advers reaksiyonlara en sık neden olan ilaçlar ise nonsteroidal antiinflamatuvar ilaçlar, oral antikoagülanlar (warfarin), düşük doz aspirin (asetilsalisilik asid), kortikosteroidler (deksametazon), digoksin, amiodaron, anjiotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri, diüretikler, analjezikler, antibiyotikler, hipoglisemik ajanlar, antineoplastik ilaçlardır. Bu tür advers reaksiyonlara karşı riski artıran temel faktörlerden birisi kırılganlıktır, kırılgan yaşlılarda bir diğer risk faktörü olan çoklu ilaç kullanımı da yaygındır. Geriatrik acil başvurularda advers ilaç reaksiyonlarını tanımak ve önleyebilmek için hasta veya yakınlarıyla iyi bir iletişim kurulmalı ve ilaç kullanım öyküsü dikkatle alınmalıdır. Advers reaksiyonu tanımlayabilmek ve klinik tabloyla ilaç etkisi arasında nedensellik ilişkisini kurabilmek önemlidir. Bu nedenle hekimin, özellikle yaşlı hastalarda klinik semptomları titizlikle değerlendirip ayırıcı tanı yaparken ilaç yan etkisi olasılığını da düşünmesi ve bu duruma göre yaklaşım benimsemesi gerekir.}