@article{article_446299, title={Enbiyâ 21/30 Bağlamında Kelâm-Belâğat İlişkisi –Ateizm ve Deizme Bir Reddiye–}, journal={Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi}, pages={304–325}, year={2018}, author={Marulcu, Hasan Tevfik}, keywords={Kelam,Belagat,İstifhâm,Ateizm,Deizm}, abstract={<p> <br /> </p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:35.45pt;"> <a>“ <i>Kâfirler görmediler mi ki, göklerle yer bitişik bir halde iken biz onları ayırdık. Hayatı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmıyorlar mı? </i>” </a> </p> <p> <span style="font-size:12pt;line-height:107%;font-family:’Times New Roman’, serif;">Bu âyette, insanın zihnine, hislerine ve kalbine hitap eden delillere değinilmiş ve bunların aracılığıyla, kişinin hissedip akledebildiğinden yine kendi aklı ve irâdesiyle Allah’a îmân bilincine yükselmesi istenmiştir. Günümüzde insanlığın maruz kaldığı akl-ı selim ve sağduyuya meydan okuyan en büyük zorluklarından biri, Batılı toplumların giderek gerekçelerini pragmatik/çıkarcı akla bağlamasına rağmen inanç alanlarını çelişkiler üzerine kurmuş olmaları ve kendilerini buna mecbur hissetmeleridir. Sözgelimi, erken dönem Kilise Babası Tertullian, Hristiyan doktrine saçma olduğu için inanılması gerektiğini savunmasıyla ünlüdür. Bu durum ise ateizm ve deizm kırılmalarına neden olmuştur. Hâlbuki ilgili âyette görüleceği üzere aklî deliller muhteşem bir belagatle muhataba sunulmuş, akıl-inanç ilişkisi kurularak serd edilen delillerin nasıl inkâr edilebileceği muhataba sorgulatılmış ve diğer pek çok âyette de görülen bu Kur’ânî metot İslâm’a özgü karakteristik bir yapı ortaya koymuştur. Zaten aksi takdirde ne özgür düşünce, ne irâde ne de tartışmadan bahsedilebilir. İşte İslâmî düşünce metodu ve ahlâkı bu yapı üzerine inşâ edilmiş, kişinin bilerek îmân etmesi hedeflenmiştir. </span> <br /> </p>}, number={31}, publisher={Süleyman Demirel Üniversitesi}