@article{article_499273, title={LİBERALİZM VE NEO-LİBERALİZM BİR KRİZ DÖNGÜSÜ MÜ, YOKSA SİYASİ BİR KURGU MU?}, journal={Uluslararası Politik Araştırmalar Dergisi}, volume={4}, pages={26–40}, year={2018}, DOI={10.25272/j.2149-8539.2018.4.1.02}, author={Bozan, Mahmut}, keywords={Liberalizm,Neo-Liberalizm,Görünmez El,Yeni Dünya Düzeni}, abstract={<p style="text-align:justify;"> <span style="font-size:12px;">Sanayi devriminden sonra dünya siyasetinde ana belirleyici güç olan ve halen bu özelliğini devam  </span> <span style="font-size:12px;">ettiren Batı’da özel mülkiyet anlayışı adeta bir kutsiyet atfıyla korunmuş ve özel teşebbüsün  </span> <span style="font-size:12px;">bağımsızlığına özel bir önem verilmiştir. Ne var ki ekonomik gücü elinde tutan aristokratların siyasi  </span> <span style="font-size:12px;">gücü de elinde tuttuğu ve yönetmeyi de bir hak olarak tekeline aldığı gerçeği ancak Marksist akımın  </span> <span style="font-size:12px;">güçlenmesi ile dengelenebilmiştir. Arzın talebe karşı güçlü olduğu dönemde Adam Smith’in  </span> <span style="font-size:12px;">görünmez eli liberalizm adına piyasayı sermayedarların lehine düzenlerken, kapitalizmin 1929’da  </span> <span style="font-size:12px;">dünyayı krize sokmasını müteakip birdenbire görünür oluvermiş ve ekonomiye müdahaleye  </span> <span style="font-size:12px;">başlamıştır. Bu yeni dönemin SSCB’nin özel mülkiyet ve teşebbüsü ortadan kaldırarak devletçi ve  </span> <span style="font-size:12px;">merkezi plâncı politikalarına denk düşmesi ise manidardır. SSCB’nin dağılma süreci Batı’da yeni  </span> <span style="font-size:12px;">sağ politikaların uyanmasına sebep olmuş ve “refah devleti” eleştirilmeye başlanmıştır. Zira  </span> <span style="font-size:12px;">komünizmin devletleştirdiği bâkir alanlar Batı menşeli çok uluslu şirketler adına tekrar görünmez  </span> <span style="font-size:12px;">eli göreve davet etmiştir. Sarkaç tekrar yenilenerek liberalizme kaymıştır. Uygulanan “yeni sağ”  </span> <span style="font-size:12px;">politikalar sayesinde dünyadaki önemli devlet işletmeleri çok uluslu Batılı şirketler tarafından ele  </span> <span style="font-size:12px;">geçirilmiştir. Hazım sürecinin sonuna doğru kapitalizm tekrar krize girmiş ve görünmez el  </span> <span style="font-size:12px;">müdahale için arada bir görünmeye başlamıştır. Bu döngüyü natürel bir sarkaç hareketi olarak  </span> <span style="font-size:12px;">yorumlamak veya İbn Haldun’un devlet asabiyesini ekonomiye uyarlayarak bir doğal döngü  </span> <span style="font-size:12px;">şeklinde izah etmek gerçekçi gözükmemektedir. Belki de gerçek, ABD önderliğindeki Batı Bloğunun  </span> <span style="font-size:12px;">siyasi kurgusunda ve halen küresel düzeyde politika belirleme gücünü elinde tutuyor olmasında  </span> <span style="font-size:12px;">yatmaktadır. Türkiye gibi edilgen konumda olan ülkelere düşen görev, oluşan dalgaların farkında  </span> <span style="font-size:12px;">olmak ve lehine kullanmaya çalışmaktır. </span> </p>}, number={1}, publisher={Politik Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi}