@article{article_506673, title={Çocuklarda üriner sistem taşı klinik görünümü ve metabolik özellikleri: Tek merkez deneyimi}, journal={Acta Medica Alanya}, volume={3}, pages={59–66}, year={2019}, DOI={10.30565/medalanya.506673}, author={Gemici, Atilla and Atmış, Bahriye and Ergün, Raziye}, keywords={Üriner sistem taşı,İdrar analizi,Çocukluk çağı,idrar analizi}, abstract={<p class="p1"> <b style="text-align:justify;font-size:.9em;"> <span style="font-size:12px;">Amaç: </span> </b> <span style="text-align:justify;font-size:12px;">Çalışmamızda hastanemize üriner sistem taş hastalığı (ÜSTH) saptanarak başvuran çocukların demografik özellikleri, metabolik etyolojileri ve tedaviye yanıt-larının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. </span> <span class="Apple-converted-space" style="text-align:justify;font-size:12px;">  </span> <br /> </p> <p class="p2" style="text-align:justify;"> <b> <span style="font-size:12px;">Hastalar ve Yöntem: </span> </b> <span style="font-size:12px;">01/04/2017-31/03/2018 arası Çocuk Nefroloji-Üroloji kliniklerine başvuran ÜSTH tanısı konulmuş 259 hastanın kayıtları retrospektif olarak incelenmiştir. </span> <span class="Apple-converted-space" style="font-size:12px;">  </span> </p> <p class="p2" style="text-align:justify;"> <b> <span style="font-size:12px;">Bulgular: </span> </b> <span style="font-size:12px;">Olguların en fazla başvuru şikayeti, başka nedenlerle yapılan ultrasonografide saptanan ÜSTH (n:100, %38.6) idi. Olguların 52’sinde (%20.1) piyüri ve idrar kültüründe üreme vardı. Hematüri 31 (%11.2) olguda saptandı. Hipositratüri (38/82) %46.3, hipomagnezüri (22/116) %13.2, hiperkalsiüri (28/225) %12.4, hiperürikozüri (17/219) %7.7, hiperokzalüri (4/76) %5.2 olguda tespit edildi. Serum vitamin D düzeyi olguların (15/259) %5.8’inde yüksekti. Taş yerleşimi en sık böbrek alt polünde (%38.2) saptandı. Medikal tedavi verilen olgu 92 (%35.5), vücut dışı şok dalga litotripsi (ESWL) yapılan 34 olgu (%13.12), diğer cerrahi girişimlerin yapıldığı olgular ise 9 (%3.74) idi. 17 olguya eş zamanlı medikal ve cerrahi tedavi uygulandı. Takibe devam eden 199 olgunun ortanca takip süresi 3 ay (en kısa 1 ay en uzun 12 ay) idi. Son takiplerinde hastaların 142’sinde (%71.35) iyileşme görülürken, 36’sında (%18.05) taş boyutunda değişiklik saptanmadı, 21’inde (%10.6) ise taş boyutunda artış mevcuttu. </span> <span class="Apple-converted-space" style="font-size:12px;">  </span> </p> <p> <span style="font-size:12px;"> </span> <span style="font-size:12px;"> </span> <span style="font-size:12px;"> </span> <span style="font-size:12px;"> </span> <span style="font-size:12px;"> </span> <span style="font-size:12px;"> </span> <span style="font-size:12px;"> </span> <span style="font-size:12px;"> </span> <span style="font-size:12px;"> </span> <span style="font-size:12px;"> </span> </p> <p class="p3" style="text-align:justify;"> <b> <span style="font-size:12px;">Sonuç: </span> </b> <span style="font-size:12px;">Günümüzde tanısal yöntemlerin artması ile çocuklarda ÜSTH’nın nadir olmadığı görülmektedir. Metabolik nedenin saptanması ve tedavisi; taş tekrarını, cerrahi işlem gereksinimini ve etkilenmiş çocuklarda SDBY azalttığı kanaatindeyiz. </span> <span class="Apple-converted-space" style="font-size:12px;">  </span> </p>}, number={1}, publisher={Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi}