@article{article_523321, title={SARKOMATOİD AKCİĞER KARSİNOMLARI}, journal={İzmir Göğüs Hastanesi Dergisi}, volume={31}, pages={93–99}, year={2017}, author={Yanık, Y Fazlı and Karamustafaoğlu, Yekta Altemur and Karataş, Adem and Taştekin, Ebru and Yörük, Yener}, keywords={Akciğer, Kanser, Sarkomatoid}, abstract={Giriş: “Sarkomatoid akciğer karsinomu”, son derece nadir görülen (%0,3-1,3) az diferansiye küçük hücreli dışı akciğer kanseri türüdür. Bu olguların yarıya yakını tanı aldıklarında evre 1 olmalarına rağmen 5 yıllık sağkalım oranı %20’dir. Küratif cerrahi tedavinin adjuvan onkolojik tedavilerle desteklenmesi önemlidir. Bu çalışmada histopatolojik tanısı sarkomatoid tip akciğer karsinomu olan beş olguda prognoz ve sağkalımı irdeledik. Gereç ve Yöntem: Haziran 2012–Mayıs 2016 tarihleri arasında “Sarkomatoid tip akciğer karsinomu” olarak raporlanan ikisi kadın, üçü erkek, ortalama yaşları 62,4 (47-76 yaş) olan beş olgu retrospektif olarak tanı değerlendirildi. Prognoz, yaş, cins, sigara içme hikayesi, tümör çapı, tanı tedavi modaliteleri ve sağkalım hastane kayıtlarından analiz edildi. Bulgular: Üç olguda tümör sağ üst lob kaynaklıyken, iki olguda sol alt lob kaynaklıydı. Dört olguya anatomik rezeksiyon yapılırken, bir olguya ileri evre olması nedeniyle, sadece tanısal “Video yardımlı göğüs cerrahisi” uygulandı. Olguların tümü takipler sırasında metastaz veya tümör progresyonu nedeniyle kaybedildi. Ortalama tümör çapı, ortalama sağkalım süresi, hastalıksız sağkalım süresi ve ortalama hastanede kalış süresi sırasıyla; 5,7±1,7 cm (dağılım 3,5-8 cm), 8,6±6,9 ay (dağılım 2-18 ay), 4,8±4,3 ay (dağılım 0-10 ay) ve 5,2 ± 3,9 gün (4-12 gün) olarak hesaplandı. ETBT’lerinde (Pozitron Emisyon Tomografisi/ Bilgisayarlı Tomografi) ana kitledeki ortalama P SUVmax (Standardize Maksimal Tutulum Değeri) değeri 16,9 ± 11,2 (8,5-36,2) olarak bulundu. Tartışma: Sarkomatoid tip akciğer karsinomları son derece nadir görülmesine rağmen kötü prognoza sahip, klinik ve patolojik özellikleri tam olarak aydınlatılamamış tümörlerdir. Küratif anatomik rezeksiyonlar ve beraberinde eklenecek onkolojik tedaviler uzun dönem sağkalım için tek şans gibi gözükmektedir. Bu kötü prognozlu hastalık için yapılan gen çalışmaları ve immunoterapi gelecekte yeni bir tedavi seçeneği umudu verebilir. Ancak bu nadir görülen tümörlerle ilgili daha geniş vaka serilerini içeren çalışmalara ihtiyaç vardır.}, number={2}, publisher={İzmir Göğüs Hastalıkları Hastanesi}