@article{article_649727, title={ERKEN EVRE SEMİNOM HASTALARINDA PROGNOZU ETKİLEYEN FAKTÖRLER}, journal={Journal of Human Rhythm}, volume={6}, pages={120–124}, year={2020}, url={https://izlik.org/JA37NP82RF}, author={Sezgin, Yasin and Ebinç, Senar and Urakçı, Zuhat}, keywords={testis kanseri,seminom,germ hücreli kanserler}, abstract={<p class="MsoNormal" style="line-height:150%;"> <b> <span style="font-size:16pt;line-height:150%;font-family:’Times New Roman’, serif;">Özet </span> </b> </p> <p> <b> </b> </p> <b> </b> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify;line-height:150%;"> <b> <span style="font-size:14pt;line-height:150%;font-family:’Times New Roman’, serif;">Giriş: </span> </b> <span style="font-size:14pt;line-height:150%;font-family:’Times New Roman’, serif;"> </span> <span style="font-size:12pt;line-height:150%;font-family:’Times New Roman’, serif;">Cerrahi olarak orşiektomi yapılmış erken evre seminom hastalarında mükemmel bir prognoz gözlenir. Seminom hastaları metastatik evrede olsa bile yaklaşık olarak %50 kür şansı mevcuttur. Bu nedenle özellikle risk faktörü taşımayan erken evre seminom hastaları aktif izlem ile takip edilebilir. Aktif izlemdeki temel amaç; cerrahi orşiektomi sonrası hiçbir şekilde nüks etmeyecek olan %85 hastayı doğru olarak tespit etmek ve o hastaları gereksiz tedaviden ve kemoterapinin yan etkilerinden korumaktır. Biz bu çalışmamızda seminom hastalarında rekürrens riskini arttırabilecek faktörleri araştırdık. </span> </p> <p> </p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify;line-height:150%;"> <b> <span style="font-size:14pt;line-height:150%;font-family:’Times New Roman’, serif;">Materyal-Metod </span> </b> <span style="font-size:12pt;line-height:150%;font-family:’Times New Roman’, serif;">: Tek merkezli retrospektif olan bu çalışmaya erken evre seminom hastaları dahil edildi. Çalışmaya 18 yaş üstü olan çalışmaya dahil eilme kriterlerine uygun 70 hasta alındı. Çalışmadaki amacımız erken evre seminom hastalarında prognoz üzerinde etkili olan faktörler, nüksü gösteren bir prediktif değer olup olmadığının araştırılması olarak belirlendi. Hasta sayısının az olması nedeni ile ölüm ve nüks için regresyon modeli oluşturulamadı. Ancak hipotez testi olarak univariable Cox regresyon ve Logrank testi uygulandı. </span> </p> <p> </p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify;line-height:150%;"> <b> <span style="font-size:14pt;line-height:150%;font-family:’Times New Roman’, serif;">Bulgular: </span> </b> <span style="font-size:12pt;line-height:150%;font-family:’Times New Roman’, serif;">. Hastaların median yaşı 35,7 (27,24-38,09) yıl idi. Hastaların 61’i (%87,1) evre I ve 9’u (%12,9) evre II hastalığa sahip idi. Yapılan istatistiksel analizde hastalığın evresi ile rekürrens arasında anlamlı ilişki mevcut idi. Toplamda nüks eden 10 yastanın 4’ü (%40) evre II’de olup bu durum istatistiksel olarak anlamlı idi (p:0.019) (Şekil-I). Diğer parametreler ve rekürrens arasında anlamlı ilişki izlenmedi. </span> </p> <p> </p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify;line-height:150%;"> <b> <span style="font-size:14pt;line-height:150%;font-family:’Times New Roman’, serif;">Tartışma ve sonuç: </span> </b> <span style="font-size:14pt;line-height:150%;font-family:’Times New Roman’, serif;"> </span> <span style="font-size:12pt;line-height:150%;font-family:’Times New Roman’, serif;">Lenfovasküler invazyon, spermatik kord tutulumu, tunika albuginea tutulumu ve rete testis tutulumu gibi faktörlerin rekürrens riski ile ilişkisi izlenmezken, evrenin rekürrens riski üzerinde etkisi olduğunu gözledik (p=0,019). </span> </p> <p> </p> <p class="MsoNormal" style="text-align:justify;line-height:150%;"> <br /> </p> <b> </b>}, number={3}