@article{article_748708, title={Balkanlarda Bacıyân Evkâfı}, journal={Journal of International Eastern European Studies}, volume={2}, pages={244–317}, year={2020}, author={Turgut, Vedat}, keywords={Şah İsmail,Bacıyan,Hacı Bektaş Velî,Fatma Bacı,Kadın}, abstract={Devlet-i Âliyye’nin kuruluşunda hizmeti geçen gruplar, Baba İlyas’ın torunlarından Aşık Paşazâde tarafından dört grup halinde sunulmuş, bunların birbirleriyle girift bir yapıda oldukları da sonraki çalışmalarla ortaya konulmuştur. Toplumsal yapının bel kemiğini/ruhunu oluşturan “ahilik” kültürü içerisinde kadınların çok önemli bir yeri bulunuyordu. Toplumun lider karakterli kadınları, “ana”, “bacı” gibi sıfatlarla anıldılar. İktidarın belirlenmesi ve değişiminde kadınların hangi kandan geldikleri de oldukça belirleyiciydi. Fütüvvet ruhunun İslam dünyasında peygamber döneminden itibaren gençler arasında yerleştirilmeye başlandığı bilinir. Fakat XIII. yüzyıl İslam Dünyası’nın içinde bulunduğu durum, bu ruhun yeniden inkişafının ne şekilde ve kimler tarafından gerçekleştirildiğinin fazlasıyla merak edilmesini sağlamıştır. Türk-İslam toplumunda her dönemde “Bacı”lar, çok önemli toplumsal roller üstlendiler. Hacı Bektaş Velî’nin el verdiği Fatma Bacı’nın Ahi Evren’in hanımı ve Evhadüddin Kiramanî’nin kızı olduğu yönündeki hâkim görüşün aksine, Hacı Bektaş Velî ile çok daha yakın ilişki içerisinde olan bir başka Fatma Bacı, bu çalışma vesilesiyle tanıtılmış ve Balkanlar’daki Osmanlı hâkimiyetinin tesisisnde hizmeti geçen Osmanlı kadınları, kurdukları vakıflar vasıtasıyla bu çalışmanın konusunu teşkil etmişlerdir. Çaldıran Savaşı’nda esir olarak ele geçirilen Şah İsmail’in “Bihruze/Behruze” adındaki hatununun da Selanik’te tesis ettiği vakıf ile “bacıyan” arasındaki en dikkat çekici sima olarak tebarüz ettiği görülmektedir.}, number={1}, publisher={Yücel ÖZTÜRK}