@article{article_961321, title={EGE ADALARI MENŞELİ RUM ÇETELERİN BATI ANADOLU’DAKİ EŞKIYALIK VE KAÇAKÇILIK FAALİYETLERİ XIX. YÜZYILIN İKİNCİ YARISINDAN XX. YÜZYILIN İLK ÇEYREĞİNE}, journal={İzmir Araştırmaları Dergisi}, pages={79–106}, year={2019}, url={https://izlik.org/JA56TS55UT}, author={Başaran, Mehmet and Özçelik, Ali}, keywords={Ege Adaları, Batı Anadolu, Eşkıyalık, Kaçakçılık, Rum çeteler}, abstract={Yunanistan’ın 1830 yılında bağımsızlığını ilan etmesinin ardından daha rahat hareket etme imkânı bulan Rum çeteler, kısa zamanda Batı Anadolu’daki eşkıyalık ve kaçakçılık faaliyetlerinin en önemli aktörlerinden biri haline gelmişlerdi. Toprakları tarıma pek de elverişli olmadığı için geçim kaynağı olarak erken dönemlerden itibaren gemiciliğe, denizciliğe ve korsanlığa yönelmiş olan Adalı Rumlar ise, söz konusu çetelerin temel insan kaynağını oluşturmuşlardı. XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, çoğunluğu Adalı Rumlardan oluşan çeteler, Sisam ile Sakız arasındaki deniz güzergâhında Türk kayıklarına ve sahil kasabalarına düzenli aralıklarla saldırılar düzenlemiş ve ciddi bir tehdit olarak anılmaya başlamışlardı. Gerek denizde gerekse karada amansız bir eşkıyalık faaliyetine girişen Adalı Rumlar; 1850-1920 yılları arasında Katırcıyani, Karabacak, Karayotoğlu Nikola, Hambrikooğlu Panayot, Nikola, Kaptan Andreya, Kaptan Aleko, Kaptan Ulaho, Kaptan Foti, Kaptan Sokrat ve Kör Mina gibi pek çok çete reisinin emrinde posta/kervan soygunu, cinayet, insan kaçırmak ve hırsızlık gibi illegal eylemler gerçekleştirmişlerdi. Aydın’ın demiryolu ile İzmir’e bağlanmasının ardından bölgede tarım ve ticaretin gelişmesiyle birlikte de gözlerini Levantenlerin servetlerine dikmişlerdi. Nitekim Whitall, Wilkinson, Forbes ve Paterson gibi ünlü ailelerden talep edilen haraç ve fidyeler sık sık resmi yazışmalara konu olmuştu. Rum çetelerin eşkıyalık dışındaki bir diğer önemli geçim kaynağı da kaçakçılık olmuştu. Batı Anadolu’nun coğrafi yapısı, özellikle adalara geçişin kolaylığı nedeniyle denizden kaçakçılığa oldukça müsaitti. Kıyıları ve yerli halkı çok iyi tanımaları hasebiyle adalardaki Rumları çetelerine dâhil eden ya da bizzat adalardan türeyen kaçakçı gruplar, XIX. yüzyıl sonlarında Sömbeki, Kalimnos, Midilli ve Sisam gibi adalar ile Kuşadası-Söke mıntıkasını bir kaçakçılık üssüne dönüştürmüşlerdi. Rum kaçakçılar; Yunanistan-Ege adaları-Batı Anadolu üçgeninde ve bazen “Hıdıviyye” gibi vapurlarla, bazen de daha küçük çapta deniz araçlarıyla; tütün, çalıntı hayvan, çam kabuğu, kereste, silah ve değerli eşya sevkiyatı yapmışlardı. Bu çalışmada; Osmanlı idarecileri tarafından “Avrupa ve adalardan mürtekip ve serseri makulesi ecnebiler” olarak nitelendirilen Rum eşkıya ve kaçakçıların, İmparatorluğun son demlerinde Batı Anadolu’da süren faaliyetleri; arşiv belgeleri, dönem gazeteleri ve ikinci elden kaynakların ışığında değerlendirilecektir. ; eşkıya takiplerinden sahil güvenlik önlemlerine, Rum firarileri gemilerinde çalıştıran Amerikalı taşımacılık şirketlerinden Reji karşıtlığının tezahürü olan tütün kaçakçılığına oldukça geniş bir perspektifte ve bölge özelinde; siyasi, iktisadi ve sosyal bir panorama ortaya konacaktır}, number={11}