The Dede Korkut Tales are among the fundamental texts that should be regarded not only as literary heritage but also as historical, sociocultural, and ideological memory sites. With their multi-layered structure, these narratives provide significant insights into the value system, cultural codes, and identity construction processes of Turkish society. This study analyzes the figure of the Georgian in Dede Korkut tales from historical, cultural, and narratological perspectives, with particular attention to the contributions of the Turkmen Sahra Manuscript. The analysis focuses on three core tales — The Sacking of the House, Uruz’s Captivity, and Rescue — to demonstrate how the Georgian figure is represented and transformed. Constructed not merely as an enemy, the Georgian is portrayed as a negotiable other who reshapes cultural boundaries.
Methodologically, the article combines postcolonial theory, intertextual analysis, and cultural narrative analysis to examine the role of the Georgian figure in the formation of Oghuz identity. Characters such as Şökli Melik and Başı-Açuk are interpreted not only as opponents in battle but also as agents of narrative transformation and cultural hybridization. The new variants in the Turkmen Sahra Manuscript reveal that this narrative universe is not static but continually expanding and open to transformation.
The study concludes that the enemy figure in Dede Korkut Tales is not fixed but dynamically reconstructed according to historical, religious, and cultural contexts. Thus, the tales function not only as epic traditions but also as dynamic and multi-layered texts where identity, otherness, and cultural boundaries are negotiated. By analyzing the Georgian figure, the article highlights two interrelated dimensions: the projection of Turkish-Georgian relations in cultural memory and the contribution of these narratives to contemporary identity debates. The thirteenth tale is examined alongside the twelve canonical tales, demonstrating that Georgian figures and other border characters appear across the entire Dede Korkut corpus.
Dede Korkut Tales Georgia Turkmen Sahara Manuscript postcolonial theory cultural transformation Georgian figure
Dede Korkut Hikâyeleri, yalnızca edebî bir miras değil; aynı zamanda tarihsel, sosyokültürel ve ideolojik bir hafıza mekânı olarak değerlendirilmesi gereken temel metinler arasında yer almaktadır. Çok katmanlı yapılarıyla bu anlatılar, Türk toplumunun değerler sistemi, kültürel kodları ve kimlik inşa süreçlerine ilişkin önemli ipuçları sunmaktadır. Bu çalışmada, Dede Korkut boylarında yer alan Gürcü figürü tarihsel, kültürel ve anlatıbilimsel yönleriyle ele alınmakta; özellikle Türkmen Sahra Nüshası’nın sunduğu katkılar doğrultusunda bu figürün nasıl yeniden üretildiği incelenmektedir. İnceleme, özellikle Evin Yağmalanması, Uruz’un Tutsaklığı ve Kurtarma boylarına odaklanarak, Gürcü karakterlerin işlevlerini ortaya koymaktadır. Gürcü figürü, yalnızca tipik bir düşman karakteri olarak değil; aynı zamanda dönüşebilir, müzakereye açık ve kültürel sınırların yeniden tanımlandığı bir öteki olarak kurgulanmaktadır.
Bu çalışma, postkolonyal kuram, metinlerarası çözümleme ve kültürel anlatı analizi gibi yöntemsel yaklaşımları bir arada kullanarak, Gürcü figürünün Oğuz kimliğinin inşasında üstlendiği rolü çözümlemektedir. Şökli Melik ve Başı-Açuk gibi karakterler, yalnızca savaş karşıtları olarak değil; aynı zamanda anlatısal dönüşümün ve kültürel melezleşmenin temsilcileri olarak değerlendirilmektedir. Bu bağlamda, Türkmen Sahra Nüshası’nda yer alan yeni varyantlar, anlatı evreninin durağan değil; aksine sürekli genişleyen ve dönüşüme açık bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymaktadır.
Araştırmanın temel bulguları, düşman figürünün sabit bir yapıdan ziyade, tarihsel, dinî ve kültürel bağlamlara bağlı olarak yeniden biçimlenen dinamik bir karakter olarak sunulduğunu göstermektedir. Sonuç olarak, bu çalışma Dede Korkut Hikâyeleri’ni yalnızca epik bir gelenek çerçevesinde değil; kimlik, ötekilik ve kültürel sınır müzakerelerinin yürütüldüğü canlı ve çok katmanlı metinler olarak değerlendirmektedir. Gürcü figürü üzerinden gerçekleştirilen çözümleme, hem Türk-Gürcü ilişkilerinin kültürel bellekteki izdüşümünü hem de bu anlatıların güncel kimlik tartışmalarına sunduğu katkıyı anlamamıza olanak tanımaktadır. Ayrıca bu makale, yalnızca on üçüncü boyu değil, aynı zamanda on iki kanonik boyu da dikkate alarak, Gürcü figürlerin ve sınır ötekilerinin bütün Dede Korkut külliyatına yayıldığını ortaya koymaktadır.
Dede Korkut Hikâyeleri Gürcistan Türkmen Sahra Nüshası postkolonyal kuram kültürel dönüşüm Gürcü figürü
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Karşılaştırmalı ve Ulusötesi Edebiyat, Edebi Çalışmalar (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 28 Nisan 2025 |
| Kabul Tarihi | 16 Eylül 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 14 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.33692/avrasyad.1685826 |
| IZ | https://izlik.org/JA89TJ73HS |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 13 Sayı: 46 |
Avrasyad''de yayınlanan makaleler, Creative Commons Atıf-Gayriticari 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY-NC 4.0) ile lisanslanmıştır. Bilimsel araştırmaları kamuya ücretsiz sunmanın bilginin küresel paylaşımını artıracağı ilkesini benimseyen dergi, tüm içeriğine anında açık erişim sağlamaktadır. Makalelerdeki fikir ve görüşlerin sorumluluğu sadece yazarlarına ait olup Avrasyad''nin görüşlerini yansıtmazlar. Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası