Osmanlı Devleti’nde XV. yüzyılın ortalarından sonra hanedan üyeleri arasında yapılan siyasi amaçlı evliliklerin terk edilmesiyle birlikte, padişah ailesinin eş seçiminde daha çok saray çevresinden gelen ya da hanedana hizmet eden kişiler tercih edilmeye başlanmıştır. Bu dönüşümün bir sonucu olarak, XV. yüzyılın sonlarından itibaren sultan kızlarının yalnızca devşirme kökenli yüksek devlet görevlileriyle veya onların yakın aile bireyleriyle evlendirildiği görülür. Kanuni Sultan Süleyman döneminde bu uygulama daha da belirginleşmiş ve sadrazamların hanedana damat olması devlet yapılanmasının olağan bir unsuru hâline gelmiştir. Bu evlilikler aracılığıyla sultanın kızları, kız kardeşleri ve torunları üzerinden hanedanın farklı kuşakları arasında güçlü bir akrabalık ağı kurulmuştur. XVI. yüzyılın ikinci yarısından itibaren padişahların seferlere katılmayı büyük ölçüde bırakması ve imparatorluğun askeri başarılarının eski yoğunluğunu kaybetmesi, zafer şenliklerinin sayısının azalmasına yol açmıştır. Bu durum, saray çevresinde yeni tören ve kutlama biçimlerinin gelişmesine imkân tanımış; özellikle düğünlerin daha sık ve gösterişli bir şekilde düzenlenmesi hem saray halkının hem de İstanbul’da yaşayanların moralini yüksek tutma amacı taşımıştır. Böylece evlilik merasimleri, aile içi bir birlikteliğin ötesine geçerek hanedanın ihtişamını ve devletin gücünü temsil eden önemli birer gösteriye dönüşmüştür. Bu bağlamda IV. Mehmed’in kızı Hatice Sultan, dönemin bu geleneğini yansıtan dikkat çekici isimlerden biridir. 1675’te Musahib Mustafa Paşa ile yapılan evliliği, hem düğün töreni hem de hazırlanan zengin çeyiziyle dönemin siyasi atmosferini yansıtan sembolik bir örnek oluşturur. Bu çalışmada, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivinde bulunan çeyiz defteri temel alınarak Hatice Sultan’ın çeyizine dair ayrıntılı bilgiler sunulacaktır.
Following the abandonment of politically motivated marriages among members of the dynasty in the mid-15th century in the Ottoman Empire, individuals from the palace circle or those who served the dynasty began to be preferred in the choice of spouses for the sultan's family. As a result of this transformation, from the late 15th century onwards, the sultan's daughters were married only to high-ranking state officials of devşirme origin or to their close family members. During the reign of Sultan Suleiman the Magnificent, this practice became even more pronounced, and grand viziers marrying into the dynasty became a regular feature of the state structure. Through these marriages, a strong network of kinship was established between different generations of the dynasty via the sultan's daughters, sisters and granddaughters. From the second half of the 16th century onwards, the sultans largely ceased to participate in military campaigns, and the empire's military successes lost their former intensity, leading to a decline in the number of victory celebrations. This situation paved the way for the development of new forms of ceremonies and celebrations around the palace; in particular, the organisation of more frequent and lavish weddings served to keep the spirits high among both the palace staff and the inhabitants of Istanbul. Thus, wedding ceremonies have evolved beyond a mere family gathering to become significant displays representing the splendour of the dynasty and the power of the state. In this context, Hatice Sultan, daughter of Mehmed IV, is one of the notable figures reflecting the tradition of the period. Her marriage to Musahib Mustafa Pasha in 1675, with both the wedding ceremony and the lavish dowry prepared for it, serves as a symbolic example reflecting the political atmosphere of the time. This study will present detailed information about Hatice Sultan's dowry, based on the dowry register found in the Ottoman Archives of the Republic of Turkey State Archives Presidency.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Osmanlı Kültür ve Sanatı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 10 Aralık 2025 |
| Kabul Tarihi | 16 Şubat 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.33692/avrasyad.1839483 |
| IZ | https://izlik.org/JA46DB75RT |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 14 Sayı: 1 |
Avrasyad''de yayınlanan makaleler, Creative Commons Atıf-Gayriticari 4.0 Uluslararası Lisansı (CC BY-NC 4.0) ile lisanslanmıştır. Bilimsel araştırmaları kamuya ücretsiz sunmanın bilginin küresel paylaşımını artıracağı ilkesini benimseyen dergi, tüm içeriğine anında açık erişim sağlamaktadır. Makalelerdeki fikir ve görüşlerin sorumluluğu sadece yazarlarına ait olup Avrasyad''nin görüşlerini yansıtmazlar. Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası