NEW CINEMATIC DIMENSIONS: BANDERSNATCH AND THE EVOLUTION OF INTERACTIVE VIEWING CULTURE
Öz
Cinema, born with the invention of the cinematograph by the Lumière Brothers in 1895, has
gradually developed its own aesthetic language and industrial structure, evolving into a
global narrative practice. Since the 1970s, rapidly advancing information and communication
technologies have digitized the processes of film production, distribution, and exhibition. In
the 2000s, the rise of digital platforms has individualized the viewing experience and
introduced a new culture of algorithm-driven consumption supported by artificial
intelligence. In this context, Netflix’s 2018 release Black Mirror: Bandersnatch represents
not only a notable example of interactive cinema but also an experimental narrative form
with the potential to generate ethical data for content strategies and algorithmic learning
models. The choices made by viewers create behavioral patterns that serve as data inputs for
AI systems, allowing the film to function simultaneously as a story and as a data-generating
interface. This study aims to analyze Bandersnatch not merely as a structural narrative but
as a source of ethically significant user data. Focusing on viewer participation, decision
points, meta-narrative elements, and algorithmic guidance, the study presents a qualitative
analysis. As a single case study, the findings are context-bound, offering a theoretical
framework rather than generalizable conclusions.
Anahtar Kelimeler
Bandersnatch, Interactive Narrative, Artificial Intelligence, Ethical Decision
Making, Algorithmic Guidance
YENİ SİNEMA DÜZLEMLERİ: BANDERSNATCH VE İNTERAKTİF SEYİR KÜLTÜRÜNÜN EVRİMİ
Öz
1895 yılında Lumière Kardeşlerin sinematografı icat etmesiyle doğan sinema, zamanla kendi
estetik dilini ve endüstriyel yapısını geliştirerek küresel bir anlatı pratiğine dönüşmüştür.
1970’lerden itibaren hızla gelişen bilgi ve iletişim teknolojileri, sinemanın üretim, dağıtım
ve gösterim süreçlerini dijitalleştirmiş; 2000’li yıllarda dijital platformların yükselişiyle
izleyici deneyimi bireyselleşmiş, yapay zekâ destekli algoritmaların yönlendirdiği yeni bir
izleme kültürü ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda, Netflix’in 2018’de yayımladığı Black Mirror:
Bandersnatch, yalnızca interaktif sinemanın bir örneği değil, aynı zamanda kullanıcı
verilerini toplayarak içerik stratejileri ve algoritmik öğrenme modelleri için etik veri üretme
potansiyeline sahip deneysel bir anlatı formudur. İzleyicinin yaptığı seçimler, platform için
potansiyel davranışsal örüntüler yaratmakta; film hem bir hikâye hem de yapay zekâ
sistemlerinin eğitilebileceği verisel bir zemin olarak işlev görmektedir. Bu çalışma,
Bandersnatch yapısal bir anlatı biçimi olmanın ötesinde, etik karar sistemleriyle ilişkili bir
veri kaynağı olarak analiz etmeyi amaçlamakta; izleyici katılımı, karar anları, meta-anlatı
öğeleri ve algoritmik yönlendirme mekanizmaları ekseninde nitel bir çözümleme
sunmaktadır. İnceleme yalnızca tek bir vaka çalışması üzerinden yürütüldüğü için bulgular
bağlama özgüdür; dolayısıyla, çalışmanın genelleştirilebilirliğini sınırlasa da derinlemesine
analiz için kuramsal bir çerçeve sunmaktadır.
Anahtar Kelimeler
Bandersnatch, İnteraktif Anlatı, Yapay Zekâ, Etik Karar, Algoritmik
Yönlendirme