Amaç: Bu araştırmanın temel amacı, kötülük probleminden kaynaklanan inanç ve değer krizleriyle başa çıkmada tevekkül inancının yeri, önemi ve katkısını tespit etmektir. Çalışma, özellikle doğal afetler, savaşlar ve ahlaki kötülükler karşısında bireylerin yaşadığı anlam, güven ve değer krizlerinin teolojik ve psiko-sosyal boyutlarını ele almaktadır. Bu bağlamda kötülük problemi, yalnızca metafizik bir tutarsızlık değil; insanın varlık, benlik ve hakikatle ilişkisini zedeleyen derin bir değer krizi olarak değerlendirilmiştir. Araştırmanın önemi, kelâm, felsefe ve psikoloji disiplinlerini bütüncül bir perspektifte buluşturarak, çağdaş inanç krizlerine din temelli bir başa çıkma modeli sunmasında yatmaktadır.
Yöntem: Araştırma, nitel araştırma desenine uygun olarak yürütülmüş olup literatür taraması yöntemine dayanmaktadır. Bu kapsamda klasik ve modern kelâm eserleri, teodise literatürü, tasavvuf kaynakları ile din psikolojisi alanında yapılan güncel çalışmalar incelenmiştir. Verilerin analizinde betimsel ve kavramsal analiz teknikleri kullanılmış; tevekkül, tedbir ve teodise kavramları arasındaki ilişkiler disiplinlerarası bir yaklaşımla değerlendirilmiştir.
Bulgular: Araştırma bulguları, mevcut teodise yaklaşımlarının teorik düzeyde güçlü açıklamalar sunmasına rağmen, bireylerin yaşadığı somut acı, kayıp ve travmalar karşısında yeterli bir psikolojik ve varoluşsal karşılık üretemediğini göstermektedir. Buna karşılık tevekkül inancının, insanın bilişsel, duygusal ve davranışsal boyutlarına hitap eden bütüncül bir başa çıkma mekanizması sunduğu tespit edilmiştir. Tevekkül, bireye hem metafizik bir anlam çerçevesi kazandırmakta hem de sabır, umut ve dayanıklılık gibi psiko-sosyal kaynakları güçlendirmektedir.
Sonuç: Netice itibariyle bu çalışma, tevekkül inancının kötülük problemiyle başa çıkmada yalnızca pasif bir kabulleniş değil; anlam kurucu, dengeleyici ve dönüştürücü bir inşa dili sunduğunu ortaya koymaktadır. Tevekkül, tedbir ve teodise ilişkisini psiko-sosyal bir perspektifle ele alması bakımından çalışma özgün bir katkı sunmaktadır. Araştırma, günümüz inanç ve değer krizleri bağlamında dinî başa çıkma modellerinin yeniden düşünülmesi gerektiğini göstermekte; ileride yapılacak ampirik ve disiplinlerarası çalışmalar için teorik bir zemin önermektedir.
Kelâm Teodise Kötülük (Şer) Problemi İlahi Adalet Tevekkül Dini Başa Çıkma
Purpose: The primary aim of this study is to identify the role, significance, and contribution of the belief in tawakkul (reliance in God) in coping with faith and value crises arising from the problem of evil. The study examines the theological and psycho-social dimensions of the crises of meaning, trust, and values experienced by individuals in the face of natural disasters, wars, and moral evils. In this context, the problem of evil is not treated merely as a metaphysical inconsistency but as a profound value crisis that undermines the human relationship with existence, the self, and truth. The importance of the study lies in its integration of theology (kalām), philosophy, and psychology within a holistic framework, offering a religion-based coping model for contemporary faith crises.
Method: This study was conducted in accordance with a qualitative research design and is based on the literature review method. Classical and modern works of kalām, theodicy literature, Sufi sources, and contemporary studies in the psychology of religion were examined. The data were analyzed using descriptive and conceptual analysis techniques, and the relationships between the concepts of tawakkul, precaution (tadbīr), and theodicy (ta‘dīl) were evaluated through an interdisciplinary approach.
Findings: The findings indicate that although existing theodicy approaches provide strong explanations at the theoretical level, they fail to offer sufficient psychological and existential responses to the concrete experiences of pain, loss, and trauma faced by individuals. In contrast, the belief in tawakkul offers a holistic coping mechanism that addresses the cognitive, emotional, and behavioral dimensions of human experience. Tawakkul provides individuals with a metaphysical framework of meaning while strengthening psycho-social resources such as patience, hope, and resilience.
Conclusion: In conclusion, this study demonstrates that tawakkul is not merely a passive form of resignation in coping with the problem of evil but rather offers a meaning-constructive, balancing, and transformative framework. By addressing the relationship between tawakkul, precaution (tadbīr), and theodicy (ta‘dīl) from a psycho-social perspective, the study makes an original contribution to the field. It further suggests that religion-based coping models should be reconsidered in the context of contemporary faith and value crises and proposes a theoretical foundation for future experimental and interdisciplinary research.
Kalām (Islamic Theology) Theodicy The Problem of Evil Divine Justice Tawakkul (Trust in God) Religious Coping
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Din Felsefesi, Kelam |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 12 Nisan 2025 |
| Kabul Tarihi | 29 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.37697/eskiyeni.1674577 |
| IZ | https://izlik.org/JA74NK25BZ |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 59 |