This study examines Karāfī’s (d. 684/1285) conception of waḍ‘ and the criticisms directed at it by Maḥallī (d. 864/1459), analyzing their contributions to the fields of uṣūl al-fiqh and linguistic thought. Karāfī classified the process by which words acquire meaning into three categories: lughawī waḍ‘, ʿurfī waḍ‘, and sharʿī waḍ‘. With this categorization, he introduced an approach that diverged from classical uṣūl al-fiqh understandings. According to Karāfī, lughawī waḍ‘ refers to the intentional assignment of a word to a specific meaning, while ʿurfī waḍ‘ denotes meanings shaped by common societal usage. Sharʿī waḍ‘, on the other hand, pertains to meanings designated through divine revelation or specified by the Prophet Muḥammad (peace and blessings be upon him). Karāfī’s classification presents a holistic perspective that considers the process of meaning acquisition not only from a linguistic standpoint but also within social and religious contexts. Maḥallī, however, criticized Karāfī’s distinction, arguing that there is no essential difference between sharʿī waḍ‘ and lughawī waḍ‘, since both are ultimately the result of a deliberate act of designation. This study, therefore, focuses on whether the concept of waḍ‘ should be evaluated within a framework centered on intentional assignment. The findings indicate that although Karâfī’s theory of designation can, in certain aspects, be associated with the classification of ḥaqīqah, his approach presents a unique contribution to the field of uṣūl al-fiqh by explaining linguistic designation (waḍ‘) as a deliberate specification, while interpreting customary and shar‘ī designation in relation to frequency of usage.
Islamic Law Usul al-Fiqh Waḍ‘ Sharʿī Discourse al-Qarāfī al-Maḥallī
Bu çalışma, Karâfî’nin (öl. 684/1285) vaz‘ anlayışını ve buna yönelik Mahallî’nin (öl. 864/1459) eleştirilerini ele alarak, her iki âlimin fıkıh usulü ve dil anlayışına katkılarını tahlil etmektedir. Karâfî, lafızların anlam kazanma sürecini lugavî, örfî ve şer‘î vaz‘ çerçevesinde değerlendirmiş ve bu tasnifle klasik fıkıh usulü anlayışından ayrılan bir yaklaşım ortaya koymuştur. Lugavî vaz‘ı kasıtlı bir tahsis olarak gören Karâfî, örfî vaz‘ı toplumun müşterek kullanımıyla belirlenen anlamlar, şer‘î vaz‘ı ise ilahî beyan ve Hz. Peygamber’in (s.a.v.) tayin ettiği lafızlarla ilişkilendirmiştir. Karâfî’nin bu tasnifi, lafızların anlam kazanım sürecini yalnızca dilsel bir çerçevede değil, aynı zamanda toplumsal ve dinî bir bağlam içinde değerlendiren bütüncül bir yaklaşım sunmaktadır. Mahallî ise şer‘î ve lugavî vaz‘ arasında mahiyet farkı bulunmadığını, her ikisinin de bilinçli bir tayin sonucu oluştuğunu savunarak Karâfî’yi eleştirmiştir. Bu çerçevede çalışma, vaz‘ kavramının kasıt temelli bir değerlendirmeye tâbi tutulup tutulamayacağı meselesine odaklanmaktadır. Elde edilen bulgular, Karâfî’nin vaz‘ teorisinin, hakikat tasnifiyle belirli açılardan ilişkilendirilebilmekle birlikte lugavî vaz‘ı doğrudan kasıtlı bir tahsisle örfî ve şer‘î vaz‘ı ise kullanım sıklığıyla açıklaması bakımından fıkıh usulü literatürüne özgün bir katkı sunduğunu ortaya koymaktadır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Arap Dili ve Belagatı, İslam Hukuku |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Yayımlanma Tarihi | 24 Nisan 2025 |
| Gönderilme Tarihi | 11 Şubat 2025 |
| Kabul Tarihi | 9 Nisan 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 10 Sayı: 1 |

Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.